(818 S. K. m. 49) (5680 S. K. m. 16, 17)
Dava: Davacı Ertan G. vekili Avukat A. Gür tarafından, davalı Günay A. aleyhine 20.3.2001 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.4.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalının T. Gazetesi, M. Gazetesi, K.
. ana haber bülteni, Basın açıklaması ve K.
. C. Kabuğu programında yayınlanan beyanlarının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan söz ederek 5.000.000.000 lira manevi tazminat isteminde bulunmuş, 27.8.2001 tarihli talep açıklama dilekçesinde ise her bir beyan ile ilgili olarak talep ettiği miktarı belirlemiştir. Anılan açıklama dilekçesinde K.
TV deki beyanla ilgili olarak herhangi bir tazminat miktarı belirtilmemiş olup, diğer beyanlarla ilgili toplam istem miktarı 5.000.000.000 lira tutmaktadır. Yerel mahkemece anılan beyanla ilgili talep olmadığı halde 200.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava konusu olan ve gazete ve TV de yayınlanan ve basın açıklamasında yer alan beyanlara gelince;
Davacı K. Genel Başkanı, davalı ise K. Denetçiler Kurulu Başkanıdır. 17 Ağustos 1999 depremi ve sonrasında meydana gelen depremlerde K. Genel Müdürlüğünün yetersiz kalması ve yardım çalışmalarındaki organizasyon bozuklukları, yönetimindeki aksamalar kamuoyunda büyük tepkilere yol açmıştır. Bu dönemde K.'ın kendi iç işleyişinde de bir takım sürtüşmeler ve çalkantılar yaşanmıştır. Denetçiler Kurulu Başkanı olan davalı çeşitli yazılarla kurumun işleyişi, ihaleler ve basına yansıyan konularla ilgili açıklama ve belge istemiş ve davalının üst düzeyde görev yaptığı yönetimin yetersiz ve aksayan yönlerini eleştirmiştir. Ülke genelinde büyük tepkilere yol açan olumsuz ve eksik işleyişin eleştirilmesi nitelikli davalı beyanlarının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu düşünülemez. Gazetelerde yer alan ve çarpıcı başlıklarla kamuoyu bilgisine sunulan beyanlar ve TV ve Basın açıklamasında yer alan açıklamaların hukuka aykırılığından söz etmek mümkün değildir. Dava konusu sözlerin eleştiri niteliğinde olduğu gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken, kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 6.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy