(818 S. K. m. 41, 47)
Davacı M. Kuzu ve diğerleri vekili Avukat F. Atak tarafından, davalı M. Adıgüzel ve diğerleri aleyhine 15.09.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.07.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ile davacılardan Ö.Kuzu ve F. Kuzu'nun temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı M. Kuzu'nun temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan olayın oluş biçimi, hayatın olağan akışına göre küçük M.'de olayın ruhsal izlerinin kalması olasılığı ve tarafların sosyo-ekonomik durumları gözetildiğinde takdir olunan manevi tazminat azdır. Yerel mahkemece daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı M. Kuzu yararına BOZULMASINA, diğer davacılar ile davalının temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve kararın bu kısmının ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının 7.880.000 lirasının M. Kuzu gayrı davacılara, 107.552.300 lirasının da davalılara yükletilmesine ve peşin alınan narcın bundan mahsubuna 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy