(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Sıtkı Sönmez vekili Avukat Ergün İnal tarafından, davalı Bülent Artun aleyhine 22.3.2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen 10.7.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı doktor olup Antakya Devlet Hastanesinde çalıştığını, 28. Bölge Hatay Eczacı Odası Başkanı olan davalının yazdığı Sayın Bakanım başlıklı mektupta iftira nitelikli ithamlarla kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuş davalı Eczacılar Odası tarafından alınan kararlar doğrultusunda ve Eczacılar Odası adına şikayetçi olduğundan davanın husumet nedeniyle reddini savunmuş yerel mahkemece davalının Eczacılar Odası kararı gereğince ve başkan olarak şikayette bulunması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava konusu Sayın Bakanım başlıklı 22.10.2001 tarihli mektup Türk Eczacılar Birliği 28. Bölge Hatay Eczacı Odası antentli kağıda yazılmakla beraber davacının kişisel düşünce ve tesbitlerini içermektedir. Eczacılar Odası tarafından alınan 19.9.2001 tarihli kararda etik dışı olan doktor, eczacı ilişkilerinin Sağlık Bakanlığına bildirilerek araştırılmasının istenmesi belirtilmiştir. Davacı bu karar gereğince yazdığını iddia ettiği mektupta ise doktor, eczacı ve yabancı menşeli ilaç firmalarının plasiyerleri arasındaki yasal olmayan ilişkiler sonucu ve hekimlere menfaatler sağlanarak devletin zarara uğratıldığı anlatılırken davacının Antakya Devlet Hastanesi acil servis doktoru olarak görev yaptığı sırada yazdığı her kutu Duocid tablet karşılığında maddi çıkar sağladığı ve hastaları belli eczanelere yönlendirdiği iddia edilmiş ve devlet adına yaşanan yolsuzluklar nedeniyle oluşan zarardan üzüntü duyduğunu belirtmiştir. Davalının şikayet üzerine valilikçe yapılan ön inceleme sonunda yazılan reçetelerin usul ve fenne uygun olduğundan soruşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu mektup kişisel mektup olup oda antentli kağıda yazılmış olması niteliğini değiştirmez. Yerel mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 06.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy