(2709 S. K. m. 129)
Dava: Davacı Garanti Bankası A.Ş. vekili Avukat Füsun Menteşe tarafından, davalı Erdoğan K. aleyhine 24.7.2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen 26.10.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde, konkordato komiseri görevi yapan davalının, görevini kötüye kullanması nedeniyle tahsil edilemeyen alacağın ödetilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davalının icra memuru hakkındaki hükümlere tabi bulunduğu gerekçesiyle ve Anayasa m. 129/5 hükmü uyarınca, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa m. 129/5'de, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceği benimsenmiştir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp ; idari yetkilerin kullanılma alanı ile, eş anlatımla, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Özellikle, haksız eylemlerde ( fiili yol ); kamu görevlisinin, Anayasa'nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davalının açıkça kişisel kusuruna dayanılmıştır. O nedenle, Anayasa m. 129/5 hükmünün göz önünde tutulabilmesi söz konusu değildir. Mahkemece, işin esasının incelenmesi yerine, anılan biçimde karar verilmiş bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy