(2709 s. Anayasa. m. 28) (4721 S. K. m. 24, 25) (1086 S. K. m. 275, 388)
Davacı Abdurrahman D. vekili Avukat Salih Döğücü tarafından, davalılar Uğur S. ve arkadaşları aleyhine 25/09/2000gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulü ile davalılardan Uğur S. ile H.... Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş.'den alınmasına, Mehmet Ali Y. hakkındaki istemin reddine müstear isim olan Cemil T. hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 09/07/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Uğur S. ile H.... Gazetecilik ve Matbacılık A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmış; karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dört ayrı günde yayımlanan yazılarda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, tüm yayınlardan dolayı manevi tazminat isteminde bulunmuş, hangi yayından dolayı ne miktar manevi tazminat istediğini ayrı ayrı belirtmemiştir. Mahkemece de her yayının için ne miktar manevi tazminat istediği davacıya açıklattırılmadığı gibi hüküm altına alınan miktarın ne kadarının hangi yayına ilişkin olduğu da açıklanmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda, dava konusu ettiği yayınlardan hangisi için ne miktar manevi tazminat istediği davacıya açıklattırılmalı; hangi yayın için ne miktar manevi tazminata hükmedildiği de karar yerinde ayrı ayrı gösterilmelidir.
Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 275. maddesi uyarınca mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Somut olayın hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir nitelikte olduğu gözetilmeden ve taraflarca bu konuda bir istem bulunmadığı halde bilirkişiden görüş alınıp bu giderin davalıya yükletilmesi de anılan yasa buyruğuna aykırıdır.
Yerel mahkemece anılan yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy