(818 S. K. m. 49) (5680 S. K. m. 19)
Dava: Davacı Erkan M. vekili Avukat A. Atilla Metin tarafından, davalı Simge Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri aleyhine 28/01/2002 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü hüküm altına alınmıştır. Kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
5680 sayılı Basın Kanunu'nun 16. ve 17. maddeleri hükümlerine göre basın yolu ile gerçekleştirilen haksız eylemlerden dolayı istenen maddi ve manevi zararlar için mevkutelerde yazıyı veya haberi yazan kimse ile beraber bu gazetenin ilgili sorumlu müdür ve sahibinin sorumlu olacağı düzenleme altına alınmıştır. Dava konusu olayda haksız eylemin işlendiği gazete künyesindeki açıklamaya göre gazetenin imtiyaz sahibinin Aydın Doğan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilgili gazetenin sahibi olmadığı anlaşılan Simge Yayıncılık A.Ş.'nin gazete sahibi olarak hükmedilen tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde iki ayrı günde yapılan yayın ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek istemde bulunmuş; ancak hangi yayından ne miktar manevi tazminat istendiği belirtilmemiş bu husus yargılama aşamasında da davacıya açıklattırılamamıştır. Şu durumda mahkemece hangi günlü yayından dolayı ne miktarda manevi tazminat istendiği davacıya açıklattırılmalı, dava konusu edilen yayınlar ayrı ayrı değerlendirilerek hangi yayından dolayı ne kadar manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi de açıklanmak suretiyle karar yerinde ayrı ayrı gösterilmelidir. Açıklanan yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
3-Kabul biçimi bakımından da, hangi günlü yayından dolayı manevi tazminata hükmedildiği belli olmadığı halde hüküm altına alınan manevi tazminata ilk yayın gününden itibaren faiz yürütülmüş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 1, 2 ve 3 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenlerine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy