(818 S. K. m. 41, 53)
Dava: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat Zehra Özseven tarafından, davalı Rıza Kaya aleyhine 16.5.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29.5.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemin ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Bakanlık, davalının zimmetinde bulunan uçaksavar mermilerinin karıncalanmak suretiyle zarar gördüğünden bahisle davalıdan bedelinin ödettirilmesini istemiştir. Davalı bu olay nedeniyle KKK. 3. mekanize piyade Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılanmış bu dosyada davalının davaya konu uçaksavar mermilerini 11.6.1997 tarihinde silah sicil kartları üzerinden teslim aldığı, kontrol etmediği, namluların 1998 yılındaki uçaksavar atışlarında kullanıldığı, bakım ve muhafazasını gerekli ve yeterli düzeyde yapmayarak kullanılamaz derecede hasara uğramalarına ve dolayısıyla 432.000.000 lira hazine zararına sebebiyet verdiği; böylece suçun maddi unsurları yönünden oluştuğu; ancak 1996 yılında mezun olarak mesleğe daha yeni başladığı, bu olayda acemilik ve tecrübesizlik nedeniyle görevi ihmal kasdıyla hareket ettiği söylenemeyeceği, bu itibarla suçun manevi unsuru yönünden oluşmadığı gerekçesiyle görevi ihmal suçundan beraat etmiştir. Ceza mahkemesindeki bu belirlemeye göre, davalının kusurlu eylemi ile hazine zararına neden olduğu sabittir. Kusur; hukuk mahkemesinde kasıtlı eylemleri ifade ettiği gibi, ihmali de içine alan ve hukuken hoş karşılanmayan şeydir. Davalının ceza mahkemesinde kastı olmadığından suçun manevi unsurunun oluşmaması nedeniyle beraat etmesi, sorumluluk hukuku ve zararın giderilmesi bakımından sonuca etkili değildir. Zaten hukuk hakimi ceza mahkemesinin kusura yönelik belirlemesi ile bağlı da değildir. Şu durumda davalının kusuru ile davaya konu zarara neden olduğu anlaşıldığından, tazminatın kapsamı belirlenerek varılacak sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı bakanlık yararına BOZULMASINA 13.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy