(2577 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Mehmet A. tarafından, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vd. aleyhine 29/06/2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/07/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Kayaoğlu İnşaat San. ve Ticaret A.Ş.'nin temyiz itirazları reddedilmelidir.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarına gelince; Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirkete Gökpınar Sulama Projesi inşaatı işini eser sözleşmesine göre verdiğini savunan davalı DSİ Genel Müdürlüğü, bu nedenle sorumlu olmadığını belirtmiştir. Davacı tarafça bu projeye ait inşaatın yapılması sırasında davalılarca meyve bahçesini sulayan eski sulama arkının kapatıldığı iddia edildiğine göre davalılar arasındaki sözleşmenin mahkemece getirtilerek incelenmesi gerekir.
Yine, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerinde plan ve projesine göre yapılan iş sırasında bu işin yapılması nedeniyle uğranılan zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır, zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp, o plan ve projeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olan birer idari eylemdir. Bu eylemlerden doğan zararlar idarenin hizmet kusuruna dayanılarak idare mahkemesinde açılmalıdır.
Şu durumda verilen zararda davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün öncelikle hizmet kusuru bulunup bulunmadığı belirlenerek, hizmet kusuru varsa davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmelidir. Eğer hizmet kusuru yok ise, davalılar arasındaki sözleşme getirtilerek taraflar arasında eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibine bedeli karşılığında bir iş yapmayı yüklenmiş olup, yüklenici üzerine aldığı işi doğrudan doğruya iş sahibinden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle kendi adına iş yaptırması nedeniyle de başkalarına verdiği zarlardan bizzat sorumludur. Ayrıca iş sahibi sorumlu tutulamaz. O halde davalılar arasında eser sözleşmesi varsa davalı DSİ Genel müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken, anılan yönler gözetilmeden yargı yolu ve husumet hususlarında gerekli inceleme yapılmadan davalı DSİ Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın da kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı DSİ Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, diğer davalı Kayaoğlu İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı DSİ Genel Müdürlüğünden peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy