(2004 S. K. m. 42, 67)
Davacı Sebel E. ve diğerleri vekili Avukat Recep A. tarafından, davalı İkram T. aleyhine 6.12.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 13.9.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 7.5.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Recep A. geldi, karşı taraftan davalı vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalının haksız eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat haklarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalinin isteğine ilişkindir. Mahkemece, ilama dayalı kesinleşmiş bir tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava haksız eylemden kaynaklandığına göre, davacılar uğradıkları zararlarını alacakları bir tazminat davası ile isteyebilecekleri gibi mahkeme kararına ihtiyaç olmadan ilamsız icra takibi yoluyla da isteyebilirler. Bu şekilde İcra ve İflas Yasasının 42 ve devam eden maddelerine göre yapılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesi halinde takip kendiliğinden duracağından, aynı yasanın 67. maddelerine göre süresinde itirazın iptali davası açılması halinde mahkemenin genel hükümlere göre işin esasını incelemesi ve zararın varlığının anlaşılması halinde belirleyeceği maddi ve manevi tazminat miktarlarına göre itirazın iptaline karar vermesi gerekir. Diğer bir anlatımla itirazın iptali de özel usule tabi bir dava çeşidi olup, mahkemece işin esasının genel hükümler uyarınca incelenerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy