(4721 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava: Davacı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü vekili Avukat Şahin İzzet Tüzün tarafından, davalılar Adil E. ve İbrahim B. aleyhine 12/3/2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/4/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların öteki temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davalılardan Adil E., Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun Siirt İl Müdürü, diğer davalı İbrahim B. ise aynı yerde görevli çocuk yuvası müdürüdür. Kurumun, kuruluş yıldönümü nedeniyle Ankara'da yapılacak törenlere katılmak üzere oluşturulan ekibin başında davalı İbrahim B. görevlendirilmiştir. Diğer yandan, kadrolu şoför sayısının yetersizliği ve mevcut olanın da uzun yol tecrübesinin bulunmaması nedeniyle ekibe tahsis edilen minibüsün şoförlüğü için de yine davalı İbrahim B. görevlendirilmiştir. Davalı Adil E'nin yukarıda açıklanan gerekçelere dayalı teklifi ve Vilayet Makamı'nın da onayı ile görevlendirme yapılmıştır. Dönüş yolunda, davaya konu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı kurum, araç hasar bedelinin, her iki davalıdan zincirleme sorumluluk kuralları gereğince ödetilmesini istemiş ve mahkemece de kısmen hüküm altına alınmıştır. Yanlar arasında ve mahkemenin kabulü bakımından, bu oluş biçimi çekişmesizdir.
Kural olarak, gerçek zarar hüküm altına alınmalıdır. ( BK. m. 42 ). Bu da, zararlandırıcı eylemden önceki durum ile sonrası arasındaki farktan ibarettir. Ancak, hakim, durumun özelliğini ve kusurun ağırlığını da gözetmekle yükümlüdür. ( BK. m. 43/1 ). Yasa koyucu, bu hükümle hakime, her somut olayın özelliğine göre tazminatın kapsamını belirleme ve hakkaniyet çerçevesinde ( MK. m. 4 ) takdir yetkisini kullanma imkanını, daha da ötesinde görevini vermiştir. Hakim burada, karşılıklı yararlar dengesini de göz önünde tutacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalıların, görevlendirme nedeniyle bir yararları yoktur. Aksine, kendileri yönünden disipliner nitelikte işlem yapılması söz konusudur. Yine, idari sistemin işleyiş biçimi ve buna ilişkin nesnel kurallar göz önünde tutulduğunda, davacı kurumun da dahil bulunduğu görevlendirme sürecinde bir savsama da söz konusudur. O nedenle, saptanan tazminat miktarından BK. m. 43/1 ve MK. m. 4 hükümleri uyarınca, bir hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Mahkemece, bu yönün göz ardı edilmesi ve tartışılmaması, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda ( 2 ) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 17.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy