(4721 S. K. m. 4) (1136 S. K. m. 164) (818 S. K. m. 41, 47)
Davacı Abdullah T. tarafından, davalı TC. Ziraat Bankası Şube Müdürlüğü aleyhine 18/5/1999 gününde verilen dilekçe ile haksız haciz ve muhafaza işlemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 2/5/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı vekili Avukat Ömer Çakır taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız haciz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tamamı reddolunan maddi tazminat miktarı yönünden davalı yararına 1.000.000 lira kısmen kabul edilen manevi tazminat miktarı bakımından ise 25.000.000 lira vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davaya konu edilen işte davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesine uygun olması gerekir. Mahkemece anılan tarife hükümlerine aykırı olarak davalı yararına az vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/11/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy