(818 S. K. m. 41)
Davacılar F. Duymuş ve arkadaşları vekili Avukat M. L. Halavurte tarafından davalılar TCDD Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 26/11/1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalılar İ. Şanlı ve H. Ö. hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, davalı TCDD hakkındaki davanın reddine dair verilen 10/4/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 29/4/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat M. L. Halavurte ile karşı taraftan davalı TCDD Genel Müdürlüğü vekili Avukat D. Demir geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hemzemin geçitte meydana gelen kaza nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, davacıların desteğinin olayda tam kusurlu olduğu belirtilerek dava reddedilmiştir.
Olay yeri hemzemin geçit olup, davacıların desteği buradan yaya olarak geçerken trenin çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. Hemzemin geçitte yayaların geçişine engel olacak bir önlem olmadığı gibi, yaya geçişlerinin güvenliği açısından da bir işaret ve bariyer bulunmamaktadır. Ceza davasında hükme esas alınan raporda olay yerinde üst geçit bulunduğundan ve yerin yaya geçidine kapatıldığından bahsedilmişse de, İzmir Belediye Başkanlığının yazısına göre üst geçidin olay tarihinden sonra inşa edilmeye başlandığı ve yaya trafiğine kapatılmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, davalı TCDD Genel Müdürlüğü'nün kendisine ait tesisi işletmede gereken özeni göstermediği sabittir. Davalı Devlet Demiryollarının sorumluluğu kusura dayanmayan objektif bir sorumluluktur. Hemzemin geçit nedeniyle karayolu trafiğine karışarak özel bir işletme tehlikesi yaratmıştır. O halde, yaratılan bu işletme tehlikesi nedeniyle zararlı sonucu önleyecek teknik önlemleri almak öncelikle işleten Devlet Demiryollarına aittir. Kaldı ki, dosyadaki kanıtlara göre kusurunun da olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu olgular gözetilmeksizin olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporları esas alınarak davanın tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy