(818 S. K. m. 49) (5680 S. K. m. 19)
Dava: Davacı Mansur B. vekili Avukat D. Oral tarafından, davalılar Perihan M. ve Salim A. aleyhine 24.7.1999 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırılması nedeniyle 5.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 17.7.2002 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.12.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararın dairece eksik incelemeden bozulması üzerine bozmaya uyulmuş, bu kez dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, S. TV'de yayınlanan "Gece hattı" adlı programda Ataköy'de bir apartmanın ondördüncü katından elele atlayıp intihar eden iki gençle ilgili programa bu gençlerden birinin doktoru olarak ve gencin ailesinin muvatakatı ile katıldığını, soruları genç hakkındaki söylentileri sonlandırmak için cevapladığını, ancak davalılardan Perihan M.'in 24.6.1998 ve 29.6.1998 tarihli köşe yazılarında bu programa katılması nedeniyle haksız olarak kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme ilk kararında yayında davacı için kullanılan sözlerin saldırı niteliğinde bulunduğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş tarafların temyizi üzerine daire, "Gece Hattı" programına ait kasetin getirtilip incelenmesi ve HUMK.nun 275. maddesine aykırı olarak bilirkişi incelemesi yapılması nedeniyle kararı bozmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş; ancak adı geçen programa ait yayın kaseti bir yıllık saklama süresi dolduğundan temin edilememiş ve nihayet ikinci kez karar veren mahkeme bu kez yayının eleştiri niteliği taşıdığı hakaret içeren sözler içermediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Yayında her ne kadar hastası hakkında bir doktorun televizyon programına çıkarak gizli kalması gereken doktor-hasta ilişkisi ve sır saklama yükümlülüğünün ihlal edilmesi eleştiri konusu yapılmak istenmiş ise de davacı için kullanılan "medyatik psikiyatr" "hastasını resmen ve alenen teşhir eden" "yarım yamalak hastası ile ilgilenen" "tedavisinden medet umulmaması gereken" ruh taciri psikiyatr" "dürüst, aklıselim sahibi olmayan" "Dr. Mansur önce bilim adamı kimliğini konuşturmak istese de Hakan A.'e yaranma arzusu ağır basıyor" gibi sözcük ve nitelendirmelerin öz-biçim dengesini bozduğu açıktır. Yayının olayın gelişimine uygun biçimde ve bu denge bozulmadan yapılması halinde hukuka uygunluktan söz edilebilir. Bu dengenin bozulması ile kişilik haklarına saldırının varlığının kabulü zorunlu olup, olayın oluş biçimi, saldırının ağırlığı, tarafların sosyo-ekonomik durumları ve hüsniniyetin gerekleri gözününe alınarak davacı yararına sorumluluğu belirlenen davalılar yönünden uygun bir miktar tazminata hükmetmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy