(2709 S. K. m. 90) (4721 S. K. m. 53)
Dava: Davacı Haber S. ( H... ve İ... Ç... Sendikası ) Genel Merkezi vekili Avukat Songül Çalık tarafından, davalı Sakarya Gazetesi adına sahibi Şadi E. aleyhine 26.11.1999 gününde verilen dilekçe ile yayın yolu ile kişilik haklarına saldırılması nedeniyle 3.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.7.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davacının tüzel kişiliği olmadığı dolayısıyla aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, H... S... ( H... ve İ... Ç... S... ) Genel Merkezi tarafından 26.11.1999 tarihinde açılmış olup, davalı taraf davacının dava tarihinde tüzel kişiliği bulunmadığını savunmuş, yerel mahkemece de savunmaya itibar edilerek dava reddedilmiştir. Dava 4688 sayılı 25.6.2001 tarihli kamu görevlileri sendikası kanunu uyarınca memur sendikalarının hukuki alt yapısı oluşturulup, sendikalara tüzel kişilik kazanma hakkı tanıyan yasanın yürürlüğünden önce açılmıştır. Nitekim bu husus, davanın reddine esas alınmıştır. Uluslararası Çalışma Örgütünce 1948 yılında kabul edilen "Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme hakkının korunmasına ilişkin" 87 sayılı sözleşme 3847 sayılı kanunla keza Uluslararası Çalışma Örgütünce 1978 yılında kabul edilen "Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İsdihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine ilişkin" 151 sayılı sözleşme de 3848 sayılı kanunla Türkiye Büyük Millet Meclisince 25.11.1992 günü onaylanmış ve her iki kanun da Resmi Gazetede yayınlanarak 11.12.1992 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasa'nın 90. m. uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası sözleşmeler kanun hükmündedir. Bu durumda yukarıda belirtilen sözleşmeler iç hukukumuzla bütünleşerek bağlayıcılık kazanmıştır. Şu durumda eldeki davada, dava tarihinde yasa koruyucunun onayladığı sözleşmelerle kural olarak Devlet Memurlarına sendika kurma hakları verdiği ve memur sendikalarına da tüzel kişilik tanıdığı kabul edilmelidir. Öte yandan dava tarihinde yürürlükte olan Medeni Kanunun 53/1. maddesinde, kuruluşların isimleri örnek olarak sayıldıktan sonra nizamnamelerinde cemiyet olarak teşekkül arzusunu açıklamakla kişilik kazanacakları kuralı da yer aldığına göre, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan dolayı reddedilmesi doğru değildir. Bu nedenle işin esasına girilerek tarafların delilleri değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.3.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan bozma kararına katılamıyorum. 27/3/2003
Full & Egal Universal Law Academy