(634 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı Osman Ö. ve diğerleri vekili Avukat Şükrü Tongal tarafından, davalı Fuat S. aleyhine 18.9.1998 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25.9.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar davalı ile taraf oldukları Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/879 Esas sayılı mülkiyetin devri davasında, davalı tarafından verilen 16.9.1998 tarihli dilekçedeki "kara para aklama" şeklindeki iddianın kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan söz ederek manevi tazminat istemişler, yerel mahkemece anılan dilekçedeki dava dayanağı sözlerin savunma sınırları içinde kaldığı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu dilekçenin yer aldığı Samsun Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/879 Esas dosyası incelendiğinde davacının Fuat S. vd. davalıların ise Osman Ö., Yunus K. ve Mustafa K. olduğu, davanın tarafların bağımsız bölüme malik oldukları apartmanda davalı olan bu davanın davacıları olan kişilerin müşterek bölümleri katarak müdahalede bulunmaları nedeniyle açılan men'i müdahale davasının aleyhlerine sonuçlanmasına rağmen tecavüzlerine devam etmelerinden dolayı 634 sayılı yasanın 25/6 maddesi gereğince hisseleri oranında davacılar ( bu davanın davalısı dahil ) adına tescili istemine ilişkindir. Yargılama sürerken Osman Ö., Yunus K. ve Mustafa K. taşınmaz değerinin 8.700.000.000 lira olduğunu savunarak taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen emlak vergi beyannamesini bulunmuşlardır. Davalı Fuat S. bu savunma üzerine verdiği, tazminat isteminin dayanağı olan 16.9.1998 tarihli dilekçesinde Emlak Vergi Beyannamesinin fahiş fiyatla kara para aklamak maksadı ile yüksek bedelle doldurulduğunu belirtmiştir. Kara para aklamak amacıyla emlak vergi beyannamesi doldurulması davacıların yasa dışı yollardan para kazandıkları anlamında olup bu yöndeki bir iddia davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan anılan iddianın savunma sınırları içinde kaldığının kabulü mümkün değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 3.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy