(5680 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Davacı Hüseyin Ü. vekili Avukat Kadir Kartal tarafından, davalı Bilgin Yayıncılık ve diğerleri aleyhine 14.1.2002 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 4.6.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kesin süreye uyulmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, duruşmanın ilk oturumunda taraflara mali durumlarının araştırılması için davacı vekiline masrafları karşılanmak üzere 10 günlük kesin süre verilmiştir. İkinci oturumda ise, davacı vekili ihmalleri neticesinde ara kararını yerine getiremediğini bildirmiş ve dava reddedilmiştir.
Hakim, HUMK.nun 163. maddesine göre verilen kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun tam bir açıklıkla belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, yatırılması gereken uygun miktar masrafın bildirilmesi, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, mahkeme davacı vekiline kesin süre verilirken, tarafların mali durumlarının araştırılması için nerelere yazı yazılacağını, ne miktar masraf yatırılacağını ve kesin süreye uyulmaması halinde sonucunun ne olacağını belirtmemiştir. Bu nitelikteki ara kararının, yeterli sayılamayacağı, yukarıda sayılan özellikleri taşımadığı, bu nedenle HUMK.nun 163. maddesinde öngörülen kesin süreye ilişkin sonuçları doğurmasının kabulü doğru değildir.
Hakimin bir işlem yapmak üzere bir süre tayin edebilmesi için o işlemin kendisine süre verilen tarafın yapabileceği bir işlem olması gerekir. Tarafların mali ve sosyal durumlarının araştırılması, genellikle uygulamada Cumhuriyet Savcılığı kanalıyla zabıta tahkikatı yaptırmak suretiyle gerçekleşmektedir ve taraflardan masraf istenmemektedir.
Davacı vekiline verilen kesin süre, kesin süre için gerekli öge ve koşulları taşımadığı gibi, tarafların mali ve sosyal durumlarına ilişkin araştırmanın da re'sen yapılmasına göre, davacı vekilinin verilen kesin süreye riayet etmemesi nedeni ile davanın reddi usul ve aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 2.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy