(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı İhsan A. vekili Avukat S. Akdağ tarafından, davalı Karatay Belediyesi aleyhine 22/6/1999 gününde verilen dilekçe ile davalı belediye tarafından yapılan imar uygulaması sonucu yol olarak ayrılan davacıya ait taşınmaz üzerindeki dükkanın duvarının yıkılması, ağaçların kesilmesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/12/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat S. Akdağ ve davalı vekili Avukat M. Okçu taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava imar uygulaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesi ile davalı tarafından yapılan imar uygulaması sonucu arsasının bir kısmının yola terk edildiğini, bu nedenle taşınmaz üzerinde bulunan dükkanın yarısının yıkıldığını ve geriye kalan kısmının kullanılmaz halde bulunduğunu, iki adet meyve ağacının kesildiğini, dükkanın bodrumunda bulunan santrifüj dinamonun kullanılmaz halde bulunduğunu ve yeni kuyu açmak zorunda kaldığını, yine taşınmaz üzerinde bulunan garajın yarısının yıkılarak geriye kalan kısmının kullanılamaz olduğunu, yıkılan yerlerde elektrik ve su tesisatının girişi için yeniden harcama yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece davacının hem yıkılan duvar, dükkan bedelini istemesi hem de yeniden yapım bedellerini istemesi sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı gerekçesiyle yıkılan bölüm bedeline hükmedilip, geriye kalan istem reddedilmiştir.
Davacı bir kısmı yıkılan yapıların yıkım bedeli ile geriye kalan kısımlarının kullanılamaz hale gelmesinden dolayı uğradığı zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Kısmi yıkım nedeniyle geriye kalan bölümün ekonomik kullanımından yoksun bırakacak bir zarar meydana gelmişse bu yönüyle de hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde gerekçe ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy