(4721 S. K. m. 6) (818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Münir Karayağız tarafından, davalılar Seçkin K. ve Naile A. aleyhine 30/4/2001 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptalinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kabulüne dair verilen 5/6/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Seçkin K. vekili Avukat Ahmet Karakurt tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 27/5/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Seçkin K. vekili Avukat Ahmet Karakurt ve karşı taraftan davacı Hazine vekili Avukat Faik Tanlık geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalılardan Naile A'ın, vergi borcunu ödememek amacıyla sahibi bulunduğu taşınmazını diğer davalıya muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek satışın iptalini istemiştir. Yerel mahkemece, vergi borcu bulunan Naile A'ın, taşınmazını, gerçek değerinin altında bir değer ile alacaklıyı zarara uğratmak ve mal kaçırmak amacıyla diğer davalıya sattığı benimsenerek istemin kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalılardan Seçkin K. temyiz etmiştir.
Dava, danışıklı tapu kaydının, danışık işlemine dayalı olması nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Bir işlemin danışıklı yapıldığı iddiasının doğrulanabilmesi için, danışıklı işlemi yaptığı iddia edilen kişilerin 3. kişinin bir hakkına kavuşmasını engellemek amacıyla gerçek iradelerine uygun olmayan görünüşte bir işlem yapmaları gerekir. Diğer bir anlatımla danışık; davalıların gerçek iradelerinin görünürdeki işleme uygun olmamasıdır. İşlemin bu şekilde yapılmış olduğunu iddi eden davacı bu iddiasını kanıtlamalıdır.
Somut olayda Mahkeme, taşınmazın satış akit tablosunda yazılı bedeli ile o tarihteki gerçek değeri arasındaki farkı gözeterek hüküm kurmuştur. Bu olgu salt danışık işlemin varlığını kanıtlamaya yeterli değildir. Bu konuda her türlü kanıta başvurulabilir, davacı iddiasını her türlü kanıtla kanıtlayabilir.
Şu durumda, davalılardan Naile A. adına oluşan tapu kaydının kooperatif ortaklığına dayandığı gözetilerek, tapu kaydı ilk kayıt tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek, davacının bu konudaki kanıtları da toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece, eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı Seçkin K. vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27.5.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyada bulanan deliller hüküm kurmaya yeterli olup kararın onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz. 27/5/2003
Full & Egal Universal Law Academy