(818 S. K. m. 43)
Davacı A. Şimşek vekili Avukat K. Ş. Uçar tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 27.7.1998 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve Osmangazi Belediye Başkanlığı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan TEDAŞ'ın temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılardan Belediye Başkanlığının temyizine gelince;
Dava, elektrik çarpması nedeniyle daimi işgücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, davalı belediyenin orta gerilim hattına yakın olan binada iskana olanak vermesi nedeniyle sorumluluğu istenmiştir. 17.10.2000 tarihli kusur raporunda bilirkişiler, binaya su aboneliği, çöp toplama, yol ve diğer belediye hizmetlerini sağlayarak binanın fiili kullanımına izin veren belediyenin de kusurlu bulunduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece bu rapor doğrultusunda belediyenin sorumluluğuna karar verilmiştir.
Bir binaya iskan verilmesi ve belediye hizmetlerinden yararlandırılması kamu hizmetidir. Kamu kurumu olan belediyeye husumet yöneltilerek onun kamu yasaları uyarınca yapması gereken hizmetleri yerine getirirken kusurlu davrandığının ileri sürülmesi ve tazminat istenmesi, hukuki niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargı davası niteliği taşımaktadır. Böyle bir davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekir. Yargı yolu bakımından davlı Belediyeye yönelen dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken mahkemece işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacının temyizine gelince;
Davacının zarar doğuran davranışı nedeniyle bölüşük kusuru bulunduğu belirlenerek bu kusur oranı doğrultusunda indirim yapılmak suretiyle zarar kapsamı bilirkişi tarafından hesaplandığı halde, mahkemece davacının yapması gereken bir isi olmadığı halde akrabasına yardımcı olurken dikkatsizliği sonucu yaralanması gerekçe gösterilerek olayda uygulama koşulları bulunmayan BK.nun 43. ve diğer maddeleri uyarınca tazminattan ikinci kez indirim yapılması doğru görülmediğinden bu yön davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı belediye yararına BOZULMASINA, davalılardan TEDAŞ'ın temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı Belediye Başkanlığı ve davacıdan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 24.02.2003 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, elektrik çarpması sonucu davacının %40 oranında beden gücünü kaybedecek derecede yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava kısmen kabul edilmiştir.
Olay günü, davalılar Ö. Şimşek ve Ş. Şimşek kardeşler düz damlı evlerinin üzerinde baca yaparlarken amcalarının oğlu olan davacı A. Şimşek olay yerine gelip baca içindeki artık sıvalan kazımak amacıyla kendiliğinden eline 3 m. uzunluğundaki korniş (Metal) alıp bacaya sokmak için kaldırdığında binanın üzerinden geçen elektrik hattına kornişin teması sonucu yaralanmıştır. .
Davacı, 1980 doğumlu olup olay tarihi 27.7.1997'dir; elektrik ya da sıva işinde çalışan usta ya da işçilerden değildir.
Davalı Ş. Şimşek aleyhine açılan kamu davasında 2/8 oranında; davacı ise 6/8 oranında kusurlu bulunmuşlardır.
Tazminata ilişkin bu davada ise, davalılardan TEDAŞ 3/8; Belediye 2/8: Ş. Şimşek 2/8 ve davacı da 1/8 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Gerek ceza dava dosyasındaki bilirkişi raporu gerekse bu davada alınan bilirkişi kurulu raporu, karara dayanak yapılabilecek yeterlilik ve nitelikten yoksundur.
17.10.2000 tarihli bilirkişi raporunda, ceza davasında alınan raporunun eleştirisi ve irdelemesi yapılmamış; çelişkinin nedenleri belirtilmemiş ve üstelik 15.10.1998 tarihli davalı TEDAŞ vekilin dilekçesinden alınan bir cümlelik temel alınarak kusur oranlan saptanmıştır. Oysa, o cümleciğin devamındaki sözlerinden cümlecikte anlatım eksikliğinin olduğu, hatta evin elektrik hattı geçirilmesinden sonra yapıldığının anlatılmak istendiği görülmektedir.
Kusura ilişkin raporlarda, elektrik hattı ile düz dam arasındaki uzaklığa ilişkin maddi olguda bile tutarsızlık vardır.
Maddi olgular iyice saptanıp raporlar arasındaki çelişki giderilecek yerde, mahkemece BK.nun 43. maddesi uygulanıp orta yol bulunmaya çalışılmıştır.
O halde, daire çoğunluğunun kararında, TEDAŞ'ın temyiz itirazlarının reddedilmesine ve üçüncü maddede yapılan bozmanın içeriğine katılmak mümkün değildir.
Mahkemece yapılacak iş davacının yaşı olayın oluş biçimi, olay tarihindeki dam ile hat arasındaki mesafe ve binanın elektrik hattına göre yapılış tarihi gibi hususular kusur oranlarının dağılımında etkili olacağından bu temel bilgiler saptanıp gözetilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekir. Karar vermeye elverişli ve yeterli olmayan rapora dayanılarak verilen karar bu nedenlerle bozulmalıdır. Sayın çoğunluğa daire kararının (1) ve (3) maddelerinde katılmıyorum. 24/2/2003
Full & Egal Universal Law Academy