(818 S. K. m. 41, 47, 52)
Dava: Davacı Elif D. vekili Avukat Ufuk Sezer tarafından, davalı Hasan M. aleyhine 26.10.1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının bahçesine giren ve civcivlerine saldıran köpeğinin davalı tarafından öldürülmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Ceza mahkemesinde davalı, sebepsiz yere hayvan öldürmek suçundan beraat etmiştir. Yerel mahkemede, ceza mahkemesine ait hükmü esas almak suretiyle davalının, köpeğin saldırısına engel olmak için savurduğu tekme sonucu öldüğü ve böylece olayda meşru savunmanın var olduğu belirtilmek suretiyle davayı reddetmiştir.
Borçlar Yasasının 52. maddesinde yer alan meşru savunma halinde kişi, kendisinin veya üçüncü bir kişinin şahıs veya malvarlığına yönelik, hukuka aykırı bir saldırıyı önlemek için saldırıda bulunana yönelttiği bir savunma ile zararı, hukuka uygun bir şekilde önlemesine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Haklı bir nedene dayanan savunma halinin en belirgin özelliği, yukarıda da belirtildiği üzere savunma eyleminin saldırıda bulunan kişiye yöneltilmesidir. Bu nedenle zararın kaynağı üçüncü bir kişiye tabi olaylar veya hayvan davranışı ise artık meşru savunmadan bahsedilemez.
Somut olayda davalının civcivlerine ( malvarlığına ) yönelik saldırı, bir hayvan tarafından gerçekleştiğinden meşru savunma bulunmamaktadır. Davalı her ne kadar köpek tarafından malına verilen zararın ödetilmesini isteyebilirse ve zararı önlemek için bir takım yöntemlere başvurabilirse de; haklılık sınırlarını aşmak suretiyle davacı köpeğini öldürmekle özensiz davranmıştır. Şu durumda olayın gelişimine göre davacı yararına uygun bir miktarda tazminata hükmetmek gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy