(818 S. K. m. 49)
Davacı S. Gürses tarafından, davalı F. Aytekin aleyhine 18.1.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.6.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, kat maliki olan davalının apartman toplantısında yönetici olan davacıya "apartman tadilatı nedeniyle daire sakinlerine isabet eden paralardan, davacının kendi hissesine düşen kısmını ödemeyeceğini, bu bedeli diğer kal maliklerinden çıkaracağını, bu hususun herkes tarafından bilindiğini" söylediğini, bu sözler nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia etmiştir. Davalı ise, dava konusu sözleri söylediği bu toplantıdan 20 gün önce apartmanının avukatı olan M. Kırca isimli şahısla karşılaştıklarını, bu kişinin kendisine "yönetici olan davacının işi yapacak olan mühendis ile anlaştığını, davacının mühendise onarım parasından kendi payına düşen kısmı vermeyeceğini" söylediğini, tüm apartman sakinlerinin bu konuda bilgisinin olduğunu, kendisinin de toplantıda davacıya duyduklarının doğru olup olmadığını sorduğunu, avukatın kendisine söylediği sözleri naklettiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları yeminli anlatımlarında davalının davacıya hitaben "bu parayı davacının ödeyemeyeceğini ve diğer kat maliklerinin üzerinden çıkaracağını" söylediğini davacının bu sözlere sinirlenmesi üzerine davalının "avukatın kendisine, bu şekilde beyanda bulunduğunu" açıkladığını ifade etmişlerdir. Davalı tanıklar ise; davalının, avukatın kendisine söylediklerini aktardığını apartmanının avukatı tarafından bu iddiaların davalıya söylendiğini, zaten bu tür dedikoduların apartman sakinlerince de önceden duyulduğunu beyan etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinden; davalının, toplantıdan önce başkalarınca da duyulan ve kendisinin apartmanın avukatlığını yapan kişiden duyduğu sözleri dile getirdiği anlaşıldığına göre davalıya yöneltilen eylemin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği ve manevi tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceği kabul edilerek istemin tümden reddedilmesi gerekliğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 9.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy