(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı E... Endüstri ve Tic. A.Ş. Ege Serbest Bölgesi Şubesi vekili tarafından, davalı İzmir Defterdarlığı nezdinde H... Vergi Dairesi aleyhine 28/6/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 7/10/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/6/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili ile karşı taraftan davalı Hazine vekili geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı yasal düzenlemeler gereğince davalı tarafından lehine doğan KDV iadelerinin SSK prim borçlarına mahsup edilmesine ilişkin talebinin yerine getirilmemesi nedeniyle SSK tarafından prim ve gecikme zammı talep edilmesi sebebiyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiş, yerel mahkemece davacı tarafından SSK'ya henüz ödeme yapılmadığından zarar doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ihracat alanında faaliyet gösteren bir anonim şirkettir. Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanarak yürürlüğe giren 81 ve 84 nolu Genel Tebliğlerde şirketlerin ihracat nedeniyle doğmuş olan KDV alacaklarından SSK prim borçlarının mahsup edilmesi konusu ve yöntemi düzenlenmiştir. Anılan tebliğler doğrultusunda Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı SSK Başkanlığı arasında düzenlenen 21/3/2001 tarihli Protokol ile de mükelleflerin KDV iadesinin SSK'ya olan prim borçlarından mahsup talebinde bulunabilecekleri konusunda düzenleme getirilmiştir. Davacı şirket açıklanan yasal düzenlemeler doğrultusunda ve yöntemine uygun olarak 2001 yılı 4. devre için 17/5/2001, 5. devre için 20/6/2001, 6. devre için 19/7/2001, 7. devre için 16/8/2001, 8. devre için 21/9/2001, 9. devre için 15/10/2001, 11. devre için 14/12/2001, 12. devre için 21/1/2001 tarihlerinde başvurarak ihracat nedeniyle doğmuş olan KDV alacaklarının SSK prim ve işsizlik prim borçlarından Mahsup edilmesini istemiştir. Davalı tarafından anılan dönemlere ilişkin başvurularla ilgili olarak yapılan inceleme sonunda ve 19/2/2002 tarihli yazı ile eksiklikler bildirilmiş, davacı eksikleri bir gün içinde tamamlayarak 20/2/2002 tarihinde dilekçe ile istem doğrultusunda işlem yapılmasını istemiştir. Davacının KDV alacakları SSK hesaplarına gecikmeli olarak aktarıldığından SSK davacının KDV alacağının doğduğu tarihi değil de hesaplarına intikal tarihini ödeme tarihi olarak kabul etmiş ve davacıya gönderilen 17/5/2002 tarihli yazı ile prim ve işsizlik prim borçlarının gecikme zammı ile ödenmesini istemiştir.
Davalı, davacı şirketin başvurularını yasal düzenlemelerde öngördüğü şekilde süresinde inceleyerek bir gün içinde tamamlanabilecek nitelikteki eksikliklerin giderilmesini süresinde istemediğinden davacının SSK'ya gecikmeden kaynaklanan ödemeler yapmak zorunda kaldığı anlaşılmaktadır. Davacının davalının eyleminden zarar gördüğü sabit olduğundan yerel mahkemece ödeme dönemleri ve gecikmeden dolayı ne miktar zarara uğranıldığına ilişkin dosyada mevcut belgeler üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy