(818 S. K. m. 41) (3095 S. K. m. 4) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı W.Schecker vekili Avukat R. Ortan tarafından, davalı A. Turizm Seyahat ve Vapt Tic. A.Ş. ve diğerleri aleyhine 13.9.1996 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.2.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılardan A. Turizm Sey. ve Vapt. Tic. A.Ş. taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının öteki temyiz itirazına gelince;
Dava, Federal Almanya Vatandaşı davacının tatil için geldiği Finike'de geçirdiği trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece olay tarihindeki kur üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Karar, davacı ve davalılardan A. Turizm Seyahat ve Vapt. Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre yabancı ülke vatandaşı davacı tatil için geldiği ülkemizde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanmış ve zarara uğramıştır. Davacı yabancı uyruklu olduğundan uğradığı zararlar da döviz cinsinden olacaktır. Eldeki davada uyuşmazlık davalıların haksız eylemi sonucu davacının döviz cinsinden uğradığı zararın döviz olarak mı yoksa olay tarihindeki dövizin Türk parası karşılığının mı hüküm altına alınması veyahut ödeme günündeki dövizin karşılığı olan Türk parasının mı ödetilmesi noktasında toplanmaktadır. Kararın infazında Türk parasının esas alınacağı yasa hükmü olduğundan ve davacının da döviz cinsinden zarara uğradığı gözetildiğinde davacının talebi döviz cinsindeki tazminatın hükmün infaz tarihindeki karşılığı Türk lirasına hükmetmek gerekir. Bu tür davalarda kural olarak 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca da olay tarihinden itibaren yabancı para için öngörülen faize hükmedilmek gerekir.
Anılan yön gözetilmeden yazılı biçimde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince;
4.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21. maddesine göre "hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife" esas alınır. Kabule göre dava tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanması doğru değildir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) nolu bendde gösterilen nedenle davacı yararına ve ( 3 ) nolu bendde gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 17.4.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Borçlar Kanunu'nun 83. maddesinin 1. fıkrasına göre "mevzuu para olan borç memleket parası ile ödenir". Taraflar arasında sözleşme varsa bu kuralın dışına çıkılabilir. Maddede ki kural kamu düzeni ile ilgili olduğu için her aşamada ve talep olmasa bile gözönünde bulunacak hususlardandır.
Davaya konu uyuşmazlığın hukuki dayanağı sözleşme değil haksız fiildir. Zarara sebep olan olayda kaybedilen malın olay tarihindeki değeri zararın tazmininde esas alınmalıdır. Dava konusu edilen malın yabancı para ile alınmış olması veya yurt içinde imal edilmiş bulunması etkili değildir. Bu anlamda davacıların yabancı uyruklu olmaları da değişik uygulamayı gerektirmez. Aslolan olay tarihindeki değeridir. Kaideten istek Türk parası esas alınarak yapılmalıdır. Eğer davacı Türk parası dışında bir para üzerinden istekte bulunmuşsa, bu paranın istek tarihindeki kur üzerinden karşılığı tespit edilerek, HUMK.nun 74. maddesine uygun talep miktarı belirlendikten sonra yargılama yapılarak, sonuçta, gene Türk parası üzerinden karar verilmesi gerekir. HGK.nun 19.2.2001 gün 2001/19-17 esas, 2001/151 karar sayılı kararında da bu görüş aynen uygulanmıştır. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan tahsil tarihindeki yabancı paranın karşılığının tahsiline karar verilmek üzere bozma yapılması uygun olmamıştır.
Bu nedenle bozma kararının, ilgili bölümüne katılamıyorum. 17.4.2002
Full & Egal Universal Law Academy