(818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı Duran M. ve diğerleri vekili Avukat Edip Özbaş tarafından, davalı Mustafa S. ve Baş Gıda Tarımsan Ltd. Şti. aleyhine 13/3/1998-15/11/1999 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazasından kaynaklanan ilk davada desteğin ölümü, birleşen davada araç hasarı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ilk ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, manevi tazminatı ret gerekçesi olarak davalının kusurunun ağır olmadığı, desteğin kusurunun daha ağır olduğu gösterilmiştir. Dosyadaki kanıtlara göre davalı ( 2/8 ) ve ölen de ( 6/8 ) kusurludur. BK.'nun 47. maddesi uyarınca "hakim özel halleri de dikkate alarak ölüm halinde ölenin ailesine manevi zarar namı ile adalete uygun bir tazminat verilmesine hükmedebilir." Maddede belirtilen özel hallerden amaç haksız eylemi işleyenin kusuru, ölenin müterafik kusuru ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi hallerdir. Hakim tazminatın miktarını tayin ederken bu özel halleri göz önünde tutmakla yükümlüdür. Ancak ölenin kusurunun daha ağır bulunması ölenin ailesinin manevi tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Bu durum sadece tazminat miktarının belirlenmesi açısından önemlidir. Bu yön gözetilerek olayın ve tarafların özelliklerine uygun düşecek miktarda manevi tazminata hükmetmek gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacılar dava dilekçesinde tazminatlara talep tarihinden faiz yürütülmesini istemişlerdir. Mahkemece, tazminatlara hükmedilmiş, faiz istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup talep tarihi yani dava tarihinden faiz yürütülmesi de talep edildiğinden tazminatlara faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy