(818 S. K. m. 47, 49, 54)
Dava: Davacı Durmuş Ç. tarafından, davalı Muzaffer B. aleyhine 4/3/2002 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kabulüne dair verilen 19/6/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi tereke yöneticisi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, davalının mahkemeye verdiği dilekçe ile kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece istem kabul edilmiş; kararı tereke yöneticisi temyiz etmiştir.
Dosya içeriğine göre, Muzaffer B. davalı olduğu bir davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra Adli Tıp Kurumunca ceza ehliyeti bulunmadığı yolunda rapor verildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini istemiş; istem, davacı hakim tarafından incelenerek reddedilmiş, ret kararı temyiz edilmiş ve onanmıştır. Adı geçenin mahkemeye verdiği dilekçede yer alan sözlerle davacı hakimin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu belirgindir. Dilekçenin yazıldığı günlerde Muzaffer B.'ın işlediği, adliyenin manevi kişiliğini aşağılamak ( tahkir ) ve aşağısamak ( tezyif ) suçuna karşı ceza ehliyetinin bulunmaması ve hakkında Türk Ceza Yasasının 46. maddesinin uygulanmasının uygun olacağının Adli Tıp Kurumu raporunda açıklanmıştır. Davalının ayırtım gücüne sahip olmadığı anlaşıldığına göre davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davalının durumu ve Borçlar Yasasının 54. maddesindeki düzenleme de gözetilerek daha alt düzeyde manevi tazminat takdiri için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy