(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Metin Maden ve diğerleri vekili Avukat Hulusi Coşkun tarafından, davalı Saim Cenk Esin aleyhine 27.5.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15.10.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili Avukat Hulusi Coşkun tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.04.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava; haksız şikayet nedeniyle açılmış manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar; davalı tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesi ile haklarında hırsızlık suçlamasında bulunulduğunu, bunun kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek manevi tazminat istemişlerdir.
Mahkemece davacılardan Mehmet Onur Yılmaz'ın şirketin dava dışı Musa Yamantürk'den 2600 USD alacağını tahsil ettiği halde muhasebe kayıtlarına aktarmadığı, bu paranın bir bölümünü şirketin işlerinde harcanıp kalanını elden davalıya ödediği yolundaki savunmasının yeterli görülmediğini; davalının salt davacılara zarar vermek amacıyla, kin ve garez duygularıyla şikayet ettiğinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacılardan Mehmet Onur Yılmaz ile ilgili olarak verilen ret kararı yerinde olmakla birlikte diğer davacılar Metin Maden ve Hasan Ebem yönünden davanın reddi dosya kapsamına uygun değildir. Zira; davalı vekili tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 15.8.2001 tarihli şikayet dilekçesinde adı geçen davacıların şirketten ayrılırken davalıya ait bir adet bilgisayar takımını yanlarında götürdükleri belirtilmiş olup, gerek hazırlık evrakında, gerekse eldeki bu davada davalı taraf bu konuda şikayetini haklı kılacak herhangi bir delil ya da emare bulunduğuna dair belge ibraz etmemiştir. Şu durumda bu davacılar yönünden yapılan şikayetin haksız olduğunun ve yasal şikayet sınırlarının aşıldığının kabulü ile uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan dairemiz çoğunluğunun tüm davacılar yönünden kararın onanması yolundaki görüşüne katılamıyorum. 14.04.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy