(818 S. K. m. 43) (492 S. K. m. 30) (1086 S. K. m. 83)
Dava. Davacı Ayşe Uslu (asaleten, Hasan ve Elif'e velayeten) vekili Avukat Nazan Duman tarafından, davalı TEDAŞ Osmaniye EDM Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 9.3.2000 tarihinde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve Kadirli TEDAŞ İşletme Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet sebebiyle reddine, TEDAŞ Osmaniye EDM Müdürlüğü hakkındaki davanın kabulüne dair verilen 8.10.2002 tarihli kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı TEDAŞ Osmaniye EDM Müdürlüğü vekili tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava trafik kazası sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Davacıların desteği davalı kuruma ilişkin elektrik direğinin yana doğru eğilmesi sebebiyle oturdukları eve yaklaşan elektrik tellerindeki ceryana kapılarak vefat etmiştir. Davacılar 9.3.2000 günlü dilekçe ile açtıkları ve fazlaya ait haklarını saklı tuttukları davadan sonra 20.5.2002 günlü dava dilekçesi ile de fazla haklarını talep etmişler ancak bu dilekçelerinde fazlaya ait haklarını saklı tutmamışlardır. Olayda gelişen durumdan söz edilemeyeceğine ve zararda olay gününde gerçekleşmiş bulunduğuna göre ve fazlaya ait hak saklı tutulmadığından geriye kalan zararlarını isteyemezler. Bu bakımdan 8.10.2002 gününde verilen ve ıslah dilekçesi olarak nitelendirilen dilekçe kapsamındaki istek başlı başına dava olması sebebiyle bu bölüm istek hakkında kabul kararı verilemez. Kaldı ki dilekçe ıslah olarak nitelendirilmiş olsa da harçlandırılması gerektiği de gözetilmemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin 8.10.2002 günlü dilekçe kapsamındaki tazminat istemine de hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacılar 12.6.2002 gününde verdikleri dilekçe ile daha önce açtıkları birleştirilerek görülen davalarda dava gününden faiz istediklerini bu istemin eksik olması sebebiyle hükmedilecek tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesini talep etmişlerdir. Faiz asıl alacağa bağlı ikinci bir alacak niteliğinde olduğundan daha önceden saklı tutulması gerekmez ise de anılan istemin kabul edilebilmesi için dilekçelerin verildiği tarihler ile olay tarihi arasındaki süre için faiz hesaplanarak bu miktar üzerinden harç alınması ve ondan sonra istemin kabulü gerekir. Bu kalem istekle ilgili olarak Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince harç yatırması konusunda davacılara süre verilmeli yatırırsa davaya devam edilmeli aksi durumda kanun maddesindeki düzenlemeye göre işlem yapılmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan hususun gözetilmemiş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın 2 ve 3 s. bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 17.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy