(2918 S. K. m. 87, 88, 89)
Dava: Davacı Kuddusi B. ve Sahre B. tarafından, davalı Fuat B. aleyhine 24.9.1997 gününde verilen dilekçe ile desteğin trafik kazasından kaynaklanan ölümü nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Kuddusi B.'nin davasının kısmen kabulüne, Sahre B. yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 7.5.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılardan Kuddusi B. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dava, desteğin trafik kazasından kaynaklanan ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davacılardan Kuddusi B. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde manevi tazminat için de olay tarihi olan 7.9.1997 tarihinden faiz yürütülmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece manevi tazminata hükmedilmiş, faiz yürütülmesine karar verilmemiştir.
Anılan yön usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Avukatlık Kanunu hükümlerine göre vekilin ücrete hak kazanabilmesi için mutlaka duruşmaya katılması koşulu aranmamaktadır. Vekilin dilekçe yazmış olması bir çalışmayı ve ücreti gerektirdiğinden vekil eden yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekir. somut olayda davacı vekilleri tarafından 11.3.2002 tarihli dilekçe ve ekinde vekaletname sureti verildiğinden davacı vekilleri için vekalet ücreti takdir edilerek davacıya verilmemesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olup ayrı bir bozma nedenidir.
3-Davacılar tarafından 24.11.1999 tarihli-harçsız-dilekçe ile İsviçre Sigorta A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi istenmiştir. Mahkemece İsviçre Sigorta A.Ş.'ne karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa, sigorta şirketi yöntemine uygun olarak ve dava harcı da verilerek aleyhine dava açılan tüzel kişi olarak kabul edilemeyeceğine göre davanın onun yönünden husumetten reddi doğru değildir. Davacının yaptığı işlem davanın sigorta şirketine ihbarı olarak kabul edilmeli ve onun yönünden "karar verilmesine yerolmadığına" şeklinde belirleme yapılmalıydı.
Anılan yön gözetilmeden yazılı gerekçeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 1 ), ( 2 ), ve ( 3 ) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy