(1086 S. K. m. 195)
Dava: Davacı Kıvanç Sağlık Sosyal Hizmetler Tur. Rek. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat Süleyman Ülker tarafından, davalı Münevver Yeşil aleyhine 8.2.2001 gününde verilen dilekçe ile mülkiyeti davacıya ait elektrik süpürgesinin davalı tarafından alınması ve iade edilmemesi nedeniyle bedelinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 30.10.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı şirket, dava konusu elektrik süpürgesinin eski şirket ortağı olan davalı tarafından haksız olarak alınıp iade edilmediğinden bedeline hükmedilmesini istemiştir. Davalı taraf yasal süreyi geçirdikten sonra zamanaşımı definde bulunmuş, davacı taraf bu defin sürede olmadığını belirtip karşı koymuş, buna rağmen dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Zamanaşımı, bir alacak hakkının belirlenen sürede kullanılmaması nedeniyle o hakkın dava edilememesini ifade eder. Başka bir deyimle, hakkı sona erdirmez, ancak "eksik bir borç" haline dönüştürür. Zamanaşımı kişisel bir savunma nedeni olduğundan, bütün öteki savunmalarda ve özellikle itirazlardan farklı olarak savunulmadığı takdirde re'sen gözetilemez ve uygulanamaz. HUMK.nun 195. maddesi gereği zamanaşımı defininde kanuni cevap süresi olan on gün içinde bildirilmesi gerekir. Süre geçtikten sonra bu defin ileri sürülmesi, başka bir deyişle savunmanın genişletilmesi bazı kayıt ve şartlarla mümkündür. ( HUMK 2002/2 ) Savunmanın genişletilmesine karşı taraf itirazda bulunursa, artık mahkemenin süresinde ileri sürülmeyen savunma nedenlerini gözönünde bulundurmasına imkan yoktur. Davalı tarafın süre geçtikten sonra ileri sürdüğü zamanaşımı savunması üzerine davacı vekili 21.5.2001 tarihli itiraz dilekçesi ile süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı defini kabul etmediğini bildirmiştir. Davacı vekilinin karşı çıkma iradesini bu şekilde açıklamasından sonra yerel mahkemece davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilerek, davanın zamanaşımından reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, işin esasına girilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy