(818 S. K. m. 41, 43)
Davacı K. Sehmen tarafından, davalı Karadeniz Bakır İşletmeleri AŞ Genel Müdürlüğü aleyhine 18.4.2000 gününde verilen dilekçe ile ürün zararının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 1.11.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Karadeniz Bakır İşletmeleri AŞ Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Mahkemece uyulan bozma ilamında, zarar gören ürünün tarladaki kg. fiyatının belirlenmesi öngörülmüştür. Tarladaki ürün fiyatına en yakın fiyatın, yöredeki Samsun hal fiyatı olabileceği de gözetilerek hasat, nakliye, hal kesintisi gibi giderler düşülerek tarladaki fiyatı belirlemek olanaklıdır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bu gerekler yerine, bilirkişilerce re'sen tespit edilen Ankara, İstanbul ve Samsun hal fiyatlarının ortalaması alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması Ankara ve İstanbul gibi illerin bölgeye olan uzaklıkları itibariyle, yol giderinin fazla olması ve böylece ürünün yetiştiği yerdeki fiyatı etkilemesi bakımından böyle bir yöntem yanlış olup kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
b) Taşınmazın (1) dekarlık yerindeki ürün miktarı bozmadan önce İlçe Tarım Müdürlüğünün 5.10.2000 tarihli yazıları ile 800-1200 kg olarak bozmadan sonra Samsun İl Tarım Müdürlüğünün 7.12.2001 tarihli yazılan ile 1700-1600 kg olarak bildirilmiştir. Bu kere, emsal dosyalar içinde olduğu söylenen aynı ilçe Tarım Müdürlüğü yazılarına göre 2500-3300 kg olarak bildirildiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bu bilgiler aynı müdürlüğün daha önceki yazısı ile ve İl Tarım Müdürlüğü yazısı ile çelişmektedir. Bu farklılık nedenleri değerlendirilmemiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da bu değerlendirmeler yelerince yapılmadan ve taşınmazdaki ürünün bölümler halinde tartılarak dekara verimlerin belirlendiğinin açıklanması karşısında rapor denetime elverişli değildir. Dekara verimle ilgili çelişkilerin giderilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy