(2330 S. K. m. 6)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat Gönül Yıldırım tarafından, davalılar Erdal B. ve diğerleri aleyhine 19/7/2001 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun gereği kamu görevlisine ödenen nakdi tazminatın rücuen tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/6/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Muzaffer Y. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı idare, davalıların karıştığı olayda yaralanan dava dışı Cemal A.'a 2330 sayılı Yasa gereğince ödediği tazminatın rücuen tahsilini talep etmektedir. Dava konusu tazminat miktarının belirlendiği İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 19/2/2001 tarihli kararında karar tarihindeki en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının ( ek gösterge dahil ) yüz maaş katı tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında hesaplanarak ödeme yapıldığı görülmektedir. Oysa zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalıların sorumluluğu bu tarihte başladığına göre tazminatın haksız eylem tarihindeki miktar üzerinden belirlenmesi gerekir.
Olay tarihi olan 1/5/2000 tarihinden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuen tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Dava konusu nakdi tazminat ödenmesine dayanak oluşturan komisyon kararında, kamu görevlisinin 25 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığına ilişkin 26/7/2000 tarihli devlet hastanesi sağlık kurulu raporunun esas alındığı görülmektedir.
Ceza kararı içeriğinden; kamu görevlisinin 15 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığının belirtildiği ve bu raporun esas alınarak davalıların mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ceza mahkemesinin yöntemince belirlediği yaralanma süresine göre rücua esas tazminatın hesap edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 2 ve 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy