(2918 S. K. m. 85)
Dava: Davacılar İnci E. ve diğerleri vekili Avukat İ. M.i tarafından, davalı Milli Savunma Bakanlığı aleyhine 24.12.1998 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili Avukat T. Öğe tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı sürücünün 1/8 oranında kusurlu olduğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve açıklamalar ile özellikle olay yeri tespit tutanağı ve krokisinden; davacıların desteğinin içinde bulunduğu aracın sola kavisli bulunan viraja girerken karşı yönden gelen araçlara ayrılan yol bölümünü de geçerek yolun solundan yol dışına çıktığı ve arazide bir süre mesafe alarak sağa dönüş yapmak suretiyle tekrar yola girdiği sırada karşı yönden ve kendi şeridinden seyreden davalıya ait araçla viraj içinde çarpıştığı, davalı aracına ait 4-5 metre fren izi bulunduğu trafik kaza raporunda davalı sürücüsüne kusur verilmediği, ceza davasının ise ertelendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı sürücüsünün etkin fren yapmadığı ve yolun soluna (karşı şeride) aracını yönlendirmediği gerekçesiyle 1/8 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Somut olayda davalı sürücüsünün kendi şeridinde ve trafik kurallarına uygun biçimde yol aldığı anlaşılmaktadır. Aracın cinsi (ağır taşıt olması) olay yeri (viraj içi olması) ve görüş mesafesi gözetildiğinde; beklenmeyen durumda ve yol dışından önüne çıkan bir araca çarpmamak için aracı durdurmasının veya sola yönlendirmesinin beklenmesi doğru bir değerlendirme değildir. Bu itibarla davalı sürücüsünden trafik kuralları dışında bir özen beklenmesi düşünülemez. Yukarıda açıklanan oluş biçimi ve dosyadaki kanıtlara göre davalı sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Şu durum karşısında davanın reddedilmesi gerekirken yerel mahkemece olaya uygun olmayan bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy