(2709 S. K. m. 129/5)
Davacı Fatma Sezer B. tarafından, davalı Mustafa Bülent E. ve diğerleri aleyhine 27/7/2001 gününde verilen dilekçe ile Türkiye Cumhuriyeti 57. hükümet koalisyon liderlerinin davacının % 80 oranında fakirleşmesine neden olmalarından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 1/11/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, uzun yıllar çalışan bir Türk kadını olduğunu, gazeteci olup kendisine ait bir dergisi bulunduğunu, 57. hükümet işbaşına gelmeden önce ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, davalıların kötü yönetimleri sonucu % 80 fakirleştiğini, davalıların Türkiye'yi kötü yönettiklerini kendilerinin de bildiği halde şahsi kapris ve iktidar hırsı ile koltuklarında oturduklarını ileri sürerek şimdilik 500 milyon lira maddi, 500 milyon lira manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın Anayasanın 129/5 maddesi gereğince idare aleyhine açılması gerektiğinden husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 129/5 maddesi gereğince memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlara ilişkin davaların idare aleyhine açılması gerekir. Ancak idare aleyhine dava açılabilmesi eylemin hizmet kusurundan kaynaklanmış olması koşuluna bağlıdır. Somut olayda ise davacı, davalıların hizmet kusuruna değil kişisel kusurlarına dayanmıştır. Az yukarıda özetlenen dava dilekçesindeki açıklamalardan görüleceği gibi davacı, davalıların Türkiye'yi kötü yönettiklerini kendileri de bildiği halde şahsi kapris ve iktidar hırsı ile hareket ettiklerini ileri sürmüş ve açıkça davalıların kişisel kusurlarına dayanmıştır. Şu durumda mahkemece öncelikle bu iddia doğrultusunda inceleme yapılarak davalıların hizmetten ayrılabilen ve hizmet kusuru dışında kişisel kusurları bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/5/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy