(818 S. K. m. 41, 43, 44, 53)
Dava: Davacı Orman Genel Müdürlüğü temsilcisi B. İmamoğlu tarafından, davalılar O. Ertul ve arkadaşları aleyhine 19.7.1995 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin reddine dair verilen 22.9.1998 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcisi N. Kaya tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı idare, orman işletme şefi ve orman koruma memurları olan davalıların, görevlerini ihmal ederek, orman ürünlerinin kesilip kaçırılması suretiyle idare zararına yol açtıklarını belirterek idare zararının ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davalıların ceza mahkemesinde beraat etmiş olmaları gerekçe gösterilerek istem reddedilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası arasında bulunan ceza mahkemesinin kesinleşmiş bulunan beraat kararı gerekçesinde, üç yıl gibi uzun bir süreyi kapsayan suç tarihi içinde orman alanlarında bir kısım usulsüz kesimlerin yapıldığı ve bir kısım orman ürününün kaçırıldığının saptandığı vurgulanarak; bu döneme ilişkin olarak davalılar tarafından yüzlerce suç tutanağı düzenlendiği, bir kısım orman ürününün yakalandığı, davalıların görev alanlarının genişliği, konumu, coğrafi durumu, davalılara sağlanan araç ve gereçlerin durumu dikkate alındığında davalıların görevli oldukları bölmelerden kaçak kesimleri önlemelerinin beklenemeyeceği, davalıların aynı bölmede görev yapmaları karşısında hangisinin sorumlu olduğu tarihte kaçak kesim yapıldığının ve bu kesimlere ilişkin olarak davalıların kast ve ihmali bulunduğu yolunda mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı açıklanmıştır.
İncelenen bu karar gerekçesinde davalıların görevli oldukları orman alanlarında kaçak kesim yapılmasına yol açtıklarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesince maddi olgunun bu biçimde belirlenmesi, Borçlar Yasasının 53. maddesi gereğince hukuk hakimini yönünden bağlayıcıdır. Ceza mahkemesinin beraat kararına gerekçe olarak gösterdiği nedenler ise yine Borçlar Yasasının 43 ve 44. maddeleri gereğince tazminat kapsamının belirlenmesinde etkili olabilir. Yerel mahkemece, anılan yönler gözetilmeden, yanılgılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy