(2330 S. K. m. 3)
Dava: Davacı İçişleri Bakanlığı vekili Avukat N. Ç. tarafından, davalı Nazif Y. aleyhine 10/11/1998 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/10/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava rucüen tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalının kullandığı araç ile devriye gezen polis aracına çarpması sonucu yaralanan polis memurlarına 2330 Sayılı Yasa gereğince ödenen tazminatın rucüen tahsilini istemiştir. Polis memurlarına ödenen tazminatın belirlendiği İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu kararının tarihi 5.6.1998 olup karar tarihindeki en yüksek Devlet Memuru brüt maaşı esas alınarak hesaplamanın yapıldığı görülmektedir. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte oluştuğundan eylem tarihindeki koşullar esas alınarak zararın hesaplanması gerekir. Yerel mahkemece olay tarihi olan 26.12.1997 tarihindeki koşullara göre zarar miktarı belirlenerek hükmedilmesi gerekirken Nakdi Tazminat Komisyonu kararının verildiği tarihteki verilere göre rücu edilecek miktarın belirlenerek hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı kurumda polis memuru olarak çalışıp yaralanan kişiler kamu görevlisi olup Emekli Sandığına tabi kişilerdir. Bu tür tedaviler için yapılan giderler Emekli Sandığınca karşılandığından rucüen tahsili istenemez. Anılan istek kalemi ile ilgili istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 ve 3 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy