(4721 S. K. m. 24, 25) (743 S. K. m. 24, 24/a) (818 S. K. m. 49)
Davacı Ahmet Mesut Y. vekili Avukat Recep Erden Arısoy tarafından, davalı Kamer G. aleyhine 15/6/2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan dolayı 10.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 2 milyar lira manevi tazminat alınmasına dair verilen 28/11/2001 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 25/6/2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil Kamer G. ile karşı taraftan davacı adına Avukat R. Erden Arısoy geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, TBMM'de yaptığı bir konuşmada kişilik haklarına saldırıda bulunan davalıdan manevi tazminat alınması isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
TBMM Genel Kurulunda bazı yasalarda değişiklik yapılması konusunun görüşülmesi sırasında söz alan davalının "... Biraz önce, çiçeği burnunda Bakanı gördüm burada. Tabii, T... ihalesinde devleti 1 milyar 600 milyon dolar zarara uğratan ve geçmiş dönemde hakkında soruşturma kabul edilen, Sayın Mesut Y. hakkında kurulan soruşturma komisyonu başkanlığına getirilen bir kişinin, bu komisyonda kendisini aklamanın kıyaklığının bedeli, herhalde bu olmalı; ama, bunlar çok kötü uygulamalar...", ... "... bugün, bu memlekette, ... enerji ihalelerinde yapılan suiistimal dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Dünya Bankası 'Türkiye'de iş yapan müteahhitlerden yüzde 15 rüşvet alınıyor' diyor. Bu, Dünya Bankasının kaynaklarında yazıyor. Peki, bu medya patronları niye yazmıyor. Mavi Akım Projesinde, ANAP yönetiminde bulunan bir kişinin de aldığı müteahhitlik işinden dolayı ödenen para 345 trilyon." ... "Size bir tavsiyede bulunuyorum. Bu enerji ihalelerinde, başka ihalelerde, Bayındırlık ihalelerinde, şu ihalelerde, gelin bir soruşturma komisyonu kuralım, ben o komisyona üye olayım." ... "Bakın, size söz veriyorum. O komisyonda rüşvetleri ispatlamazsam, şerefim üzerine söz veriyorum, ben milletvekilliğinden istifa edeceğim; ama, bakın, komisyonda yer alacağım." ... "Dedim ki, çiçeği burnunda Sayın Bakan, T... ihalesinde devleti 1 milyar 600 milyon dolar zarara sokan Sayın Mesut Y.'ın hakkında kurulan soruşturma komisyonunun başkanlığına gelmişti; öyle güzel bir rapor düzenledi ki, kendisini akladı. Bu, yalan mı doğru mu?! Şimdi, T... ihalesinde hatırlarsınız siz, o zaman bir kısmınız yoktunuz burada- Sayın Mesut Y., Sayın Ali Ş., Sayın Kamuran Ç. sabaha kadar pazarlık ettiler, 390 milyon dolar Bank ekspres' e verdiler, sonra bu ihalenin iptali dolayısıyla T...ın alması gereken 600 milyon dolardan vazgeçildi, bir de bu bankanın içi; yani, vatandaşa karşı olan mükellefiyetlerini yerine getirmek için 600 milyon dolarda, Hazine, kaynak verdi. Bu, etti mi 1 milyon 600 milyon dolar... Şimdi, iki; Mavi Akım Projesinde 339 milyon dolara, Mavi Akım Projesini, A... yöneticisinin de içinde olduğu şirkete verdiniz mi vermediniz mi?.. Bu güne kadar 52 milyon dolarını avans verdiniz. Bununla ilgili bir çok şayialar var. Ben ne dedim size; yapılan ihalelerde rüşvet alındığı konusunda benim ciddi kuşkum var; ama, bir komisyon kuralım, yine, başkanları sizden olsun, başkanvekilleri sizden olsun; ama, ben de o komisyonun içinde bulunayım; eğer, rüşvet aldığınızı ispat edemezsem, milletvekilliğinden istifa ederim. Var mısınız?!", "O zaman, eğer yoksanız, siz, milletin parasına el atmaktan, gasp etmekten büyük bir onur duyuyorsunuz." biçiminde yaptığı konuşmada davalının, kendisini "ihaleye fesat karıştıran", "yasal olmayan işler yapan", "rüşvet alan" kişi olarak kamuoyuna tanıtmak suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davaya konu edilen konuşmada davalının T... ihalesi ile Mavi Akım Projesi konusunda görüşlerini açıkladığı, bunlardan T... ihalesi ile ilgili olarak, o zaman başbakan olan davacı hakkında çeşitli siyasi partilerce; 'çete ve mafya liderleri ile doğrudan ilişki içinde olduğu ve özelleştirmelerde özellikle T...'ın satışı ihalesinde Devletin menfaatini gözetmeyerek görevini kötüye kullandığı', 'çete ve mafya liderleri ile doğrudan ilişki içinde olduğu ve görevini kötüye kullandığı, kamu ihaleleri ve özellikle T...'ın satışı ihalesine fesat karıştırdığı', 'mafya ve çete liderleri ile yakın ilişki içinde olduğu ve T...'ın satışı ihalesinde bir iş adamına fiyat teklifi ve para ve kredi temini konusunda yardımcı olmak suretiyle ihaleyi yönlendirdiği' ileri sürülerek verilen gensoru önergelerinin görüşülmesi sonunda davacının başkanı bulunduğu hükümete güvensizlik oyu verildiği dosya arasında bulunan TBMM Tutanak Dergilerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının T... ihalesi konusunda ileri sürdüğü açıklamalar nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğundan söz edilemez.
Davalının konuşmasının ikinci bölümünü oluşturan Mavi Akım Projesi ile ilgili açıklamalarına gelince; yukarıya alınan konuşma metni içerisinde davacının adı geçmediği, "rüşvet alan" kişi olarak tanımlanmadığı, o anlama gelebilecek söz ya da anlatımda bulunulmadığı, açıklamanın doğrudan doğruya davacıyı hedef almadığı gibi davalının, uluslararası bir kurumun verilerine dayanarak, bu işte rüşvet alındığı konusunda bazı kuşkuları bulunduğunu belirterek, bir soruşturma komisyonu kurulması halinde rüşvet olgusunu kanıtlayabileceğini açıkladığı anlaşılmaktadır. Davalının Mavi Akım Projesi ile ilgili olarak söylediği sözlerde davacının kişilik haklarına saldırı sayılabilecek manevi tazminat takdirini gerektirir bir yön bulunmamaktadır.
Kaldı ki; karar gerekçesinde belirtildiği gibi davalı tarafından "... Alaattin Ç. Adlı şahsı davacının bu ihale için yönlendirdiği " biçiminde bir söz söylediği de kanıtlanmamıştır.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, davalı tarafından TBMM'de yapılan konuşmada, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı benimsenerek istemin tümden reddedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/6/2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy