(818 S. K. m. 41)
Davacı İ. Gökdemir vekili Avukat İ. Taşdemir tarafından, davalı Evren Yapı Malzemeleri Ltd. Şti. aleyhine 15/11/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/6/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirket tarafından maliki olduğu taşınmaza hafriyat dökülmesi, yol olarak kullanma ve baraka yapılması nedeniyle oluşan ve açtığı ilk davadaki bilirkişi raporunda belirlenen zarar miktarının fazlaya ilişkin bölümünün tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece ilk davada fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olayın niteliği itibarıyla zararın bu davanın açıldığı tarihte bile sürdüğü anlaşıldığından ilk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması nedeniyle ek davanın kabul edilemeyeceği, davacının ilk dava dışında kalan zarar miktarından zımnen feragat ettiği kuralı uygulanamaz. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.3.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalının arazisine zarar vermesi nedeniyle, davalı aleyhine açtığı davada istediği miktara karar verildiğini, o davada alınmış olan bilirkişi raporunda belirlenen fazla isteğin tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın bir bölümünün reddine karar verilmiş, temyiz isteği nedeniyle yukarıdaki gibi karar bozulmuştur.
Davacı önceki davasında, esas isteğinin daha fazla olduğunu, isteğinin bir bölümünü dava haline getirdiğini açıkça veya dava dilekçesinin yazılışı suretiyle belirtmemiş olup, aksine isteğini 2.000.000.000 lira ile sınırlamıştır. Önceki davanın keşfi sonucu bilirkişi tarafından yapılan hesapta fazla miktar belirlendiği için, ikinci davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Esasen dava dilekçesinin yazımından da bu husus anlaşılmaktadır. O halde davacı zararını 2.000.000.000 lira ile sınırlamıştır.
Bozma kararındaki zararın halen sürdüğü bu nedenle dava dışı kalan isteğin talep edildiği düşüncesine gelince; ilk dava dilekçesi ile ikinci davanın dilekçelerinin yazımından, dava dışı bırakılan kısmın istendiği yorumunu yapmak mümkün değildir. Dava dilekçesi çok açık olup bilirkişinin hesap ettiği miktarın fazlalığından dolayı ikinci davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Zararın halen devam ettiği görüşüne de itibar etmek mümkün değildir. Davacı tarafın meni müdahale isteğinden tecavüzün devam etmemesi nedeniyle vazgeçmiş olduğuna dikkat edilmesi gerekir. Kaldı ki, bir araziye zarar verilmesi halinde, zarar verenin arazisinin eski haline getirmesini beklemek, eski hale getirilmediği sürece her yıl mahrum kalınan gelir kaybını istemek tazminat kuralları ile bağdaşmaz. Gerekirse davacı davalıdan bozulan arazisinin eski hale getirilmesini istemeli, davalı bu isteğe yanaşmamışsa, arazi sahibi kendisi arazisini eski hale getirmeli ve giderlerini zarar verenden istemeli, arazisinin eski hale getirilmesi için geçecek makul zaman için mahrum kalınan gelir kaybı da zarara dahil olabilmelidir.
Eldeki davada dilekçeleri bu detaylı istekleri içerir şekilde yorumlamak mümkün değildir. Salt, bilirkişinin hesabının fazla olmasına dayanan istek konusunda yerel mahkemenin değerlendirmesinin uygun olduğunu düşündüğümden bozma kararına katılamıyorum. 21.3.2002
Full & Egal Universal Law Academy