(2004 S. K. m. 133, 134) (7201 S. K. m. 32)
Dava: Davacı Recep Bozer vekili Avukat Can Özman tarafından, davalılar Emine Uzun ve Hasan Bozer aleyhine 31.1.2001 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshinden kaynaklanan 1.287.944.167 TL. tazminatın istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.9.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Emine uzun vekili Avukat Vehbi Köse tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalılar ile birlikte paydaş olduğu taşınmaz hakkında verilen ortaklığın giderilmesi kararı gereğince satışa çıkarılan ortak taşınmazı ihalede satın aldığını, satış bedelini bankaya yatırdığını sonradan bazı paydaşların açtığı ihalenin feshi davası sonucu tebligat usulsüzlüğü nedeni ile ihalenin fesh edildiğini belirterek kendisine geri iade olunan satış bedelinin bankada bulunduğu dönemde uğramış olduğu zararın giderilmesini istemiştir.
Davalılardan Emine Uzun ortaklığın giderilmesi davasını açan paydaş, öteki davalı Hasan Bozer ise ihalenin feshi davasını açan paydaşlara gönderilen tebligatları tebliğ alan paydaş durumundadır. İhalenin feshine ilişkin dava sonucunda ihalenin feshini isteyen paydaşları adına çıkarılan tebligatların davalı Hasan Bozer tarafından usulüne uygun olmayarak alındığı ve usulüne uygun tebligat yapılmadan satış işlemine girişildiği gerekçesi ile ihalenin fesh edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi belge ve anlatımlar incelenip değerlendirildiğinde davalı Emine Uzun ile diğer davalının el ve işbirliği içine girmek suretiyle usulsüz tebligat yaptırdıkları davacı tarafından iddia edilmediği gibi, böyle bir hususunda kanıtlanmadığı, ihalenin fesh nedeni olan tebligat usulsüzlüğünün tebligat yasasındaki usul hükümlerinden kaynaklandığı, ihalenin feshi nedeni ile davalı Emine Uzun'un sorumluluğunu gerektirecek bir bağlantı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Emine Uzun'un ortaklığın giderilmesi davası açması ve diğer paydaşlara dava dilekçesi ve satış işlemlerini tebliğ ettirmesinde hukuka aykırı bir durum ve kusurlu bir davranış yoktur.
Şu durum karşısında Emine Uzun hakkındaki davanın ret edilmesi gerekirken mahkemece sorumluluğuna karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy