(2709 S. K. m. 129/5) (657 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 41, 47)
Davacı M. Kanık ve diğerleri vekili Avukat H. Canevi tarafından, davalılar SSK Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 31.1.2001 gününde verilen dilekçe ile davalıların haksız eylemi nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı A. Abasıyanık hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı SSK Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik, davalı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı hakkındaki davanın idari yargı görevli olduğundan yargı yolu yönünden reddine dair verilen 8.11.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan SSK Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davalı doktor A. Abasıyanık hakkındaki dava husumetten, davalı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı hakkındaki dava idari yargı yerinde bakılacağından, davalı SSK Genel Müdürlüğü hakkındaki dava ise iş mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek reddedilmiş, karar davacılar ile davalılardan SSK Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, yeni doğmuş bebeklerinin tedavi amacıyla SSK Genel Müdürlüğüne ait hastanede üç gün yatarak tedavi gördüğünü, daha sonra Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine sevk edildiğini ve burada diğer davalı doktor tarafından dört kez ameliyat edildiğini, fakat davalı doktorun tıbbi yöntemlere aykırı olarak yaptığı ameliyatlar ile küçüğün böbreğini ve bir kısım bağırsaklarını kaybettiğini belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödettirilmesini istemişlerdir.
Davacılar dava dilekçesinde davalı doktorun tıp deontolojisine ve tıbbi yöntemlere aykırı olarak ameliyat yaptığını ameliyat sırasında idrar yolunu parçaladığını, yanlış tedavi uygulandığını savunarak adı geçen davalının kişisel kusuruna dayanarak dava açmışlardır. Memurlara bir güvence olmak üzere Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasıyla memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği hükmü kişisel kusura dayanılan hallerde uygulanamayacağından adı geçen davalı yönünden işin esasına girilerek inceleme yaparak varılacak sonuca göre hüküm kurmak gerekirken bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davalı SSK Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar istedikleri tazminatların dayanışmalı olarak davalılardan alınmasını istemişlerdir. Verilen kararda her bir davalı hakkında ayrı ayrı nedenlerle hüküm kurulduğuna yani davalar hem husumet, hem görevsizlik hem de yargı yolu bakımından reddedildiğine göre kendini vekille temsil ettiren davalıya yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmedilmesi gerekenden daha az vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedeni yapılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenle davalı SSK Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31.1.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
DEĞİŞİK GEREKÇE YAZISI
Davacı M. sigortalı olduğu için çocuğunu davalı Sosyal Sigortalar Kurumu hastanesinde tedavi ettirmek istemiş, davalının kusuru ile zarara uğradığını bildirmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu'nun sigortalı ve sigortalının aile fertlerine sağlık yardımı yapma görevi vardır. Davalı kurum bu sağlık yardımlarını kurduğu sağlık müesseselerinde tedaviyi bizzat yapmak şeklinde yerine getirebileceği gibi, hak sahibinin yaptırdığı tedavinin bedelini ödemek şeklinde de yerine getirebilir. Bu konularda Sigorta ile sigortalı arasında çıkacak anlaşmazlıkların halledileceği yer de 506 Sayılı Kanun'un 134. maddesi gereğince iş mahkemesidir. Diğer davalıların da sigorta ile birlikte dava edilmesi gerektiğinden davanın özel görevli iş mahkemesinde açılması ve gerekli kararların bu mahkemece verilmesi gerekir. Asliye hukuk mahkemesinin eldeki dava ile ilgili görevsizlik kararı vermesi ve sonraki kararların iş mahkemesince verilmesi gerekirken, temyize konu kararın verilmiş olmasını uygun bulmadığımdan bozma kararının yukarıdaki biçimine katılamıyorum. 31.1.2002
Full & Egal Universal Law Academy