(11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararı) (2577 S. K. m. 2)
Davacı S. Üzgün ve İ. üzgün vekili Avukat S. Ağırbaş tarafından, davalı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü aleyhine 20/6/2001 gününde verilen dilekçe ile haksiz eylem nedeniyle uğrandan zararın ödettirilmesini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/1/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacılar, davalı Genel müdürlükçe yapılan bakım ve onarımı yine davalıya ait olan su kanalına çocuklarının düşerek boğulması nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararın ödettirilmesini istemişlerdir. Davalı idare davanın idari yargıda görülmesini ve küçüğün davacılara destek olacağının ispatlanması gerektiğini belirtmiş, yerel mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Bir kamu kurumu tarafından kamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislere bakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamu yasalarından doğan bir yükümlülüktür. O halde anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gerekse kullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan onların ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararının II. bendi hükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar. Bu davaların ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir.
Davaya konu olayda davacıların çocuğunun düştüğü sulama kanalı davalı idareye ait olduğu gibi, bakım ve kullanma yükümlülüğü ve dolayısıyla kullanma ve muhafazadan doğan kusurdan zarar doğmuş ve dava dilekçesinde de davalının sulama kanalının etrafından engel yapmadığı ve tedbir almamak suretiyle hizmet kusuruna dayanılmış olduğuna göre davanın idari yargı yerinde bakılmak üzere dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 6.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy