(818 S. K. m. 49) (765 S. K. m. 38)
Dava: Davacı S. Karaboğa vekili Avukat M. Gümüş tararından, davalı K. Demirtaş ve arkadaşları aleyhine 10.7.2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılanın sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.12.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle
Sonuç: Usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve temyiz eden davacıdan alınması gereken onama harcı 4.960.000 lira ile temyiz eden davalılardan alınması gereken onama harcı 27.000.000 lira peşin alınmış olduğundan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına 13.6.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup yerel mahkemece maddi tazminat davası reddedilmiş, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine dairemiz çoğunluğunca onanmıştır.
Somut olayda; davacının, eşi S. Karaboğa'dan ayrı yaşadığı sırada eşinin babası, amcası ve dedesi olan davalıların 13.2.1998 tarihinde davacının evine gelerek S. 'ye ait eşyaları alıp götürmeleri nedeniyle davacının şikayeti üzerine açılan ceza davasının 4616 sayılı yasanın yürürlüğü sebebiyle kesin hükme bağlanması ertelenmiştir. Daha sonra davacı eldeki bu dava ile götürülen eşyaların bedelini ve 1 milyar TL. manevi tazminatın davalılara ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece götürülen eşyaların davacıya ait olmayıp eşi S. Karaboğa'ya ait olduğu belirlenerek maddi tazminat istemi reddedilmiş, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
BK.nun 49. maddesinde şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebileceği kabul edilmiştir. TCY.nin 38. maddesinde de "Emvalin istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden başka, bir şahsın veya bir ailenin şeref ve haysiyetini ihlal eden her nevi cürüm ve kabahatlerde bir gün maddi zarar vukua gelmese bile mahkeme mağdurun talebine mebni manevi zarar mukabili olarak muayyen tazminat itasına hüküm edebilir" denilmektedir, Gerek ceza dosyası, gerekse mahkeme dosyasındaki delillere ve tanık anlatımlarına göre davalılar tarafından davacının evine gelinerek S. Karaboğa'ya ait eşyaların alınıp götürülmesi sırasında taraflar arasında hiçbir tartışma olmamıştır. Götürülen eşyalarla ilgili olarak davacının açtığı dava, bu eşyaların davacıya ait olmayıp ayrıldığı eşine ait olduğundan bahisle reddedilmiştir. Şu durumda davacının şeref ve haysiyetinin ihlal edildiği ya da kişilik haklarının zarar gördüğü söylenemez. Açıklanan bu nedenle manevi tazminat davasının da reddi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan daire çoğunluğunun onama görüşüne katılamıyoruz.13.6.2002
Full & Egal Universal Law Academy