(818 S. K. m. 63)
Dava: Davacı Sinan Ç. vekili Avukat İ. Bağıran tarafından, davalılar Maliye Hazinesi ve Tekel Genel Müdürlüğü aleyhine 1/3/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/7/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin bakkal olarak faaliyet gösterirken tekel ruhsatı ile sigara satışı yaptığını, işyerini devir ettikten sonra elinde bir kısım sigaralar kaldığını, yeni işyeri açma düşüncesi ile ruhsata bağlı olarak sigara almaya devam ettiğini, yapılan şikayet üzerine davacının sigara stokçuluğu suçundan yargılandığını ve davacıya ait sigaralara el konularak TEKEL idaresine teslim edildiğini, yargılama sonucu beraat ettiğini ve TEKEL idaresinin sigara bedeli olarak bir miktar para ödediğini ancak bu nedenle zarara uğradığını belirterek tazminat istemiştir.
Yerel mahkemece dava kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıtlara göre, kimliği belirsiz bir kişinin ihbarı üzerine davacıya ait yerlerde yapılan arama sonucu ele geçen TEKEL sigaralarına emniyet görevlilerince el konularak 8.9.1998 tarihinde TEKEL idaresine teslim edilmiş ve davacı hakkında stokçuluk suçundan kamu davası açılmıştır. Yargılama sırasında TEKEL idaresinin istemi üzerine ceza mahkemesince sigaraların satılmasına ve satış bedellerinin İzmir Tekel Başmüdürlüğü emanet hesabında tutulmasına 17.3.1999 tarihinde karar verilmiştir. Ceza yargılaması sonucu davacı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat etmiş ve satış bedelinin sanığa (davacıya) iadesine karar verilmiştir. TEKEL idaresince sigaraların satış bedeli olan 3.960.397.000 lira davacıya 4.2.2000 tarihinde ödenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında sigaralara el konulmasında somut olayın özelliğine göre yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ne var ki, kamu davasının devamı sırasında sigaraların özelliğini kaybetmemesi için satılmış ve bedeli de emanete alınmıştır. Bu bedelin ne şekilde emanete alındığı, nereye yatırıldığı ve bundan herhangi bir gelir elde edilip edilmediği araştırılarak, herhangi bir gelir elde edilmişse davacının ancak bu gelir miktarınca istemde bulunabileceği dikkate alınmalı ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28.3.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy Yazısı
Davacı, kendisine ait sigaralara el konulduğunu, İzmir Tekel Başmüdürlüğüne teslim edildiğini, ceza davası sonunda beraat ettiğini, bu arada sigaraların satıldığını ve bedeli olan 3.960.000.000 liranın kendisine ödendiğini, oysa el konulup satılan sigaraların dava tarihi itibarıyla değerinin 9.753.965.000 lira olduğunu, aradaki fark kadar zarara uğradığını ileri sürerek ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Ceza Dosyası kapsamından bir ihbar üzerine davacıda bulunan sigaralara el konulduğunu, davacının stokçuluktan yargılandığı, sonunda beraat ettiği anlaşılmaktadır. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararında sigaralarla ilgili olarak suça konu ve İzmir Tekel Başmüdürlüğünün pasaport satış deposunda muhafaza altında bulunan sigaraların kararın kesinleşmesini takiben sanık Sinan Ç.'e iadesine ve satışları yapılmış ise kararın kesinleşmesini takiben satış bedelinin sanık Sinan Ç.'e ödenmesine şeklinde hüküm kurulmuş ve buna uygun olarak satış bedeli davacıya ödenmiştir. Şu durumda davacının tazminat talebinde bulunmasının bir dayanağı olmadığından davanın tümden reddi gerektiği görüşündeyim. Bu nedenle çoğunluğun kararına katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy