(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Tatarlı Belediye Başkanlığı vekili Avukat Mehmet Özalp tarafından, davalı Cahit Akgül aleyhine 23.2.2001 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 25.10.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10.9.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Ekrem Şahiner ile karşı taraftan davalı asil Cahit Akgül geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 12.09.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı belediye, eski belediye başkanı olan davalının görevde kaldığı süre içinde vizesiz işçi çalıştırarak belediyeyi zarar uğrattığını bildirip zararın tazminini istemiş, mahkemece bilirkişi görüşüne de başvurularak karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Aslolan beldenin ihtiyaçlarının karşılanması olup, bu ihtiyaçların karşılanması sırasında da belediyenin imkanlarının, ödeme gücünün gözetilmesi gerekmektedir. Bir yönetici ihtiyaçlar ile imkanları gözetmek suretiyle en fazla hizmet üretmeyi hedef almalıdır. Bu anlamda işleyişi temin etmek üzere bütçe kanunları ile İçişleri Bakanlığı'na mahalli idareleri yönlendirme ve bu arada çalıştıracakları işçilerin sayılarını onaylama yetkisi verilmiş, adı geçen Bakanlık yerel teşkilatları ile yürüte geldiği bu hizmetlerle belediyelerin çalıştıracakları personelin belirlenmesinde aktif rol oynamıştır. Bu düzenlemenin aksine keyfi uygulamaların olabileceği durumların doğması nedeniyle bu düzenlemenin yapılmış olması gerekmektedir. Eldeki işte davalının vize almadan işçi çalıştırdığı, hatta önceki olumsuz kararlara rağmen ısrarla ve muhalefet şerhi yazılarının mevcut olmasını da gözardı ederek işçi aldığı bellidir. Daha sonraki yönetimin de benzer işlem yapmış olması aynı usulsüzlük nedeniyle davacı yararına işlemin uygunluğu yönünde takdirde bulunulması için sebep olamaz. Belediyenin ihtiyaçlarının işin gereğine göre tespiti ve ihtiyacı uygun bulacak merciin uygun bulması ile personel çalıştırılması gerekir. İstediğim personeli çalıştırabilmem için gösterdiğim ihtiyaç uygun bulunmadı, böyle davranmaya mecbur kaldım anlamına gelen davranış keyfiliği doğurur.
Her ne kadar bilirkişi raporunda çalışmanın varlığından ve fazlalık bulunmadığından söz edilmiş ise de rapor subjektif düşünceleri yansıtmakta ve bilgi ve belgelere dayanmamaktadır.
Davacı belediyenin nüfusu, yerleşim biçimi, belli yerleşim yerlerine uzaklığı, vesair ihtiyaçları ile imkanları değerlendirilip, kanuna uygun davranılıp davranılmadığı da göz önünde bulundurularak sonuca gidilmesi gerekirken, subjektif düşünceleri içeren rapora dayanarak, karardaki gerekçelerle davanın reddedilmesini uygun bulmadığımdan, onama kararına katılamıyorum. 10.09.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy