(4081 S. K. m. 22, 23) (2577 S. K. m. 2)
Davacı A. Ceylan tarafından, davalı Sarayönü Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı aleyhine 19/5/2002 gününde verilen dilekçe ile icra takibine itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 9/1/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sarayönü Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı adına başkan R. Koçak tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, kendisine ait ıspanak tarlasına küçükbaş hayvanların zarar verdiğini, ancak koyunların ve sahiplerinin bulunamadığını, davalı Sarayönü Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı'nın bahçeleri koruyup gözetmesi gerekirken, bu görevin yeterli yapılmadığını, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun gereği davalının bu zarar ödemesi gerektiğini, bu nedenle zarar bedelinin ödemesi için yaptığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Çiftçi Mallarını Koruma meclisleri 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunla kurulup görevlendirilmiştir. Anılan kanunun 22. maddesi koruma sandığının mevcudunun devlet malı hükmünde olduğunu 23. maddesi bu kanun ile görevlendirilmiş olanların görevleri dolayısıyla işledikleri suçlara Ceza Kanununun memurlar hakkındaki hükümlerinin uygulanacağını ve bu gibilerin yerine getirdikleri görevden dolayı kendilerine karşı işlenen suçların memurlar aleyhine işlenmiş suçlardan sayılacağı ve 15. maddesi de koruma tarifelerinde belirtilen Paraların Tahsili Emval Kanunu hükümlerine göre tahsil olunacağını emretmektedir. Bütün bu hükümler Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıklarının kamu kuruluşu olduklarını göstermektedir. Davacı da davalının hizmet kusuruna dayandığına göre, bu uyuşmazlığın giderilmesinde görev İdari Yargı yerine aittir. Bu husus 2577 sayılı idari Yargılama Usul Yasasının 2. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Şu durumda mahkemece davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmek gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy