(2709 s. Anayasa. m. 28) (5680 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 24, 25) (743 S. K. m. 24, 24/a)
Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 8/11/2001 gün ve 2001/7505-2001/10919 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalılardan Reha M.'ın sunuculuğunu yaptığı, diğer davalının sorumlu müdürü olduğu S... TV isimli televizyon kanalında verilen haberde kendisi hakkında; rüşvet aldığı, başka doktorlara kafa attığı, hastaları kobay olarak kullandığı, Bolu'ya sürüldüğü halde her defasında geri geldiği biçiminde yeralan haberlerle kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar ise, yorum katmadan haberi sunan ve yayıncıda olmayan Reha M.'a husumet yöneltilemeyeceğini, haberin gerçek olup hastalar ve yakınları ile asistanları davacı hakkındaki şikayetlerinin haber konusu yapıldığını, gerçek durumu araştırmanın görevleri olmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Davalıların temyizi üzerine karar dairece "davaya konu edilen olayların tamamına yakın bölümünün gerçek olduğu, davacının rüşvet aldığı, asistan doktorlara fiziki saldırıda bulunduğu gibi iddialara haberin veriliş biçimi itibariyle eleştiri sınırının kısmen aşıldığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu" gerekçesiyle bozulmuştur. Davalıların karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Davaya konu edilen yayında davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere davacı için, rüşvet almak, hastaları kobay olarak kullanmak, yanında çalışanlara kafa attığı gibi iddialar yer almaktadır.
Dosyadaki kanıtlara göre davacı hakkında pekçok hasta tarafından şikayetler bulunmaktadır. Bu şikayetlerde davacı için gereksiz ve usulsüz ameliyatlar yaptığı, yanlış tedavide bulunduğu belirtildikten başka rüşvet aldığı anlamına gelecek suçlamaların yeraldığı anlaşılmaktadır. Bu belirlemeler şikayet edenler tarafından yapılmıştır.
Rüşvetle ilgili olarak, dosyadaki açıklamaya göre davacının asistanların tuttukları nöbet ücretinin %10'unu ve asistanlardan yemek ısmarlamayı istediği anlaşılmaktadır. Yine ilaç firmalarından rüşvet alınmasındaki yayın içinde özellikle tanık Tayfun U. ifadesinde, hastanede yaptıkları tedavilerde hastane adına alınması gereken parayı hastalardan ve ilaç firmalarından servis faaliyetlerine karşılık olarak gayriresmi biçimde aldıklarını da servis faaliyetlerinde kullandıklarını, ancak hiçbir zaman bu paranın tamamının kullanılmadığını, ancak %10'unu kullandıklarını, %90'nının servisteki (davacıyı kastederek) şefimizin emrinde olduğunu ve sonradan duyduğuma göre davacının o miktara da el koyduğunu belirtmiştir.
Bu ve benzeri konularla ilgili olarak davacı hakkında soruşturmalar, yazışmalar, incelemeler, davalar görülmüştür.
Tüm bunlar gözetildiğinde yayının görünürdeki gerçeğe uygun olduğu, yapılan yayında da özle biçim arasında dengenin korunarak yapıldığı kabul edilmek gerekir. Bu nedenle davanın tamamen reddedilmek üzere bozulması gerekir.
Açıklanan bu yön gözetilmeden istemin kısmen kabul edilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın davanın tümden reddi gerektiği biçiminde bozulması gerekirken hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuş olduğundan davalının karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 440. ve 442 maddeleri uyarınca kabulüne onama kararının kaldırılmasına, hükmün gösterilen nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:Davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, 8.11.2001 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına kararın yukarıda gösterilen gerekçe ile BOZULMASINA ve peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde geri verilmesine 18/4/2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Temyiz aşamasında bozma ilamında gösterilen gerekçe doğrultusunda karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşüncesindeyiz.
Full & Egal Universal Law Academy