(2577 S. K. m. 2) (Eczaneler Ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik m. 5)
Dava: Davacı Levent Bayülgen vekili Avukat Yurthan Kadıköylü tarafından, davalı İzmir 3. Bölge Eczacılar Odası Başkanlığı aleyhine 6.4.2000 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 5.11.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24.9.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Doğan Alper ile karşı taraftan davacı asil M. Levent Bayülgen ve A. Yurthan Kadıköylü geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı eczacı olup, Bitlis Ahlat'taki eczanesi kapatarak İzmir'de eczane açmak için İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne başvurduğunu, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davalı İzmir 3. Bölge Eczacı Odası Başkanlığına yazılan yazı ile Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin (h) fıkrasındaki düzenleme gereğince davacının başvurusunun Eczacılık ile ilgili kanunlara uygun olduğu ve muvazaalı olmadığı hususunda değerlendirme raporunu en geç on gün içinde gerekli belgelerle sunması istenilmesine rağmen anılan süreden çok uzun süre sonrasına kadar değerlendirme raporunun düzenlenmemesi nedeniyle eczanesini açamamasından kaynaklanan zararının ödetilmesini istemiştir.
Davalı kurumun değerlendirme raporu düzenlemesi görevi gereği olup, bu görevini yerine getirmemesi şeklindeki eylemi hizmet kusuru oluşturduğundan ve hizmet kusuruna ilişkin olarak açılan davaların idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma biçimine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya ve davacı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harçların temyiz eden taraflara istekleri halinde geri verilmesine 24.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy