(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı Haluk Ç. tarafından, davalılar Halil A. ve Nedim K. aleyhine 14.10.1999 ve 27.10.2000 gününde verilen dilekçeler ile yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminatın dava ve ek dava ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Nedim K. hakkındaki davanın HUMK.nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı Halil A. hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.10.2001 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili Avukat Kürşat Karacabey ile davalı Halil A. vekili Avukat Murat Alparslan taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının, öteki temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucunda yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 11.7.2000 tarihli kusur bilirkişisi raporunda, davacının olayda 6/8 oranında kusurlu olduğu, davalı yanın ise 2/8 oranında kusurlu bulunduğu belirtilmektedir. Olay mahallinin üç yol kavşağı olduğu davacının Turgut Reis Caddesinde davalının ise, Çatal Sokakta seyir halinde iken, üçlü kavşak içinde trafik kazasının meydana geldiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi kavşakta trafik işareti bulunmaması nedeni ile kontrolsüz kavşak niteliğindeki böyle bir yerden ara yol tali yol ayrımı yapılamayacağını, tüm yolların eşit durumda olduğunu esas alarak soldan gelen davacının sağdan gelen davalıya ilk geçiş hakkını vermesi gerektiğini bildirmiştir. Oysa davacının Turgut Reis caddesi üzerinde seyir halinde olup, tali yola ( sokağa ) dönmek istediği, davalının ise, tali yoldan gelerek caddeye ( ana yola ) çıkmak istediği, olayın oluş şeklinden ve dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Anayol tali yol ayrımına ve kavşaklarda geçiş üstünlüğüne ilişkin bulunan karayolu trafik kuralları gözetildiğinde caddenin anayol niteliğinde bulunduğu, sokağın ise tali yol niteliği taşıdığı, bu nedenle anayol ve tali yol ayrımı yapılarak tarafların kusurunu bu olguya göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, bilirkişi görüşünün hatalı değerlendirmeye dayandığı sonucuna varılmıştır. Şu durum karşısında belirtilen anayol ve tali yol kavramları ve somut olaydaki tarafların kavşağa giriş pozisyonları gözetilerek kusur durumlarının belirlenmesi gerekirken cadde ve sokağın eş konumda bulundukları benimsenerek kusuru belirleyen rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) sayılı bentteki nedenle davacı yararına BOZULMASINA davacının öteki temyiz itirazları ile davalının tüm temyiz itirazlarının ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy