(818 S. K. m. 41, 42, 43) (1086 S. K. m. 187, 45)
Dava: Davacı Ziraat Bankası vekili Avukat Haluk Demirtaşoğlu tarafından, davalı Hasan Y. aleyhine 30.12.1995 gününde verilen dilekçe ile zimmet eylemi nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 29.12.1998 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21.5.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Şule Ayşe Aslıhan geldi, karşı taraftan davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, banka görevlisi olan davalının zimmetine geçirdiği paraların tahsili isteğine ilişkindir. Mahkemece aynı konuda ceza mahkemesinde karar verilmiş olduğu için kesin hüküm gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, ceza mahkemesinde zimmet eyleminden yargılandığı sırada, davacı hem ceza davasına müdahil olmuş hem de eldeki davayı açarak uğradığı zararını istemiştir. Her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Eldeki bu davanın açıldığı tarihte ceza mahkemesindeki yargılama devam etmekte olup bir mahkûmiyet veya tazminat hükmü verilmiş değildir. Bu nedenle dava tarihi itibarıyla kesin hüküm bulunduğundan söz edilemez. Öyleyse mahkemece ilgili ceza dosyası getirtilerek davacının o davadaki şahsi hak isteğinin içeriği, davalının yapmış olabileceği tüm ödemeler, ceza mahkemesince yapılmış olan incelemeler ve verilen tazminat kararının niteliği karşılaştırılmalı ve gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle varılacak uygun sonuca göre tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde belirlenecek zarara hükmedilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy