(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Can Çakır ve diğerleri vekili Avukat Demirhan Ergin tarafından, davalı Cengiz Pul aleyhine 19.11.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeni ile maddi manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 14.12.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 1.10.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asiller Can Çakır ve Samiye Çakır geldiler, karşı taraftan davalı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, desteğin tam kusurlu olduğu benimsenerek dava reddedilmiştir.
Olaya ilişkin trafik kaza tutanağında; yeni açılan tünel altında otobüs durağına doğru yolu geçmek isteyen desteğe (yaya) davalı aracının çarptığı, desteğin asli kusurlu davalının ise tali kusurlu olduklarının belirtildiği, kaza krokisinde yolun düz (virajsız) olarak, çarpma noktasının ise üç şeritli yolun orta şeridi içinde çizildiği, görüş mesafesi yönünden ise herhangi bir izahat bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hükme dayanak yapılan ve ceza mahkemesinin keşfi sonucu alınmış olan bilirkişi raporunda ise kroki bulunmadığı, yaya geçidi bulunmayan yerde desteğin aniden yola fırlaması ve tünel ayaklarının davalının görüş mesafesini kısıtlaması nedeniyle davalının kusursuz olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Hazırlık soruşturmasına ilişkin resmi belgelerde ve trafik kaza tutanağında, olay tarihinde yeni yapılmakta olan tünel inşaatından bahsedildiği ceza mahkemesinin keşif tarihinde ise, tünelin tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Trafik kaza tutanağında yolun düz (virajsız) ve çarpma noktasının yol ortasında çizilmesi ve ceza mahkemesinin keşfi sonucunda kroki çizdirilmemiş olması gözetildiğinde; virajsız bir yolda görüş mesafesinin neden bulunmadığı hususun tünelin tamamlanmasından sonra mı oluştuğu, olay tarihi itibariyle görüş mesafesinin inşaat durumu nedeniyle mi mevcut olduğu gibi hususlar denetlenememiştir. Trafik tutanağı ile rapor arasında geçen zaman süresinde inşaat durumunda değişiklik olmasa bile, her iki rapor arasında yol durumu, görüş mesafesi ve kusurlandırma oran ve nedenleri yönlerinden çelişkiler bulunduğu belirgindir. Davacı temyiz aşamasında mahkemece dinlenmeyen tanıklarını olay tarihindeki yol ve inşaat durumu ile ilgili olarak dinleteceğini açıklamıştır.
Şu durum karşısında, olay yerinde keşif yapılarak davacı tanıklarının ve gerekirse trafik tutanak mümzilerinin dinlenilmesi, olay tarihi ve keşif tarihi itibariyle olay yeri krokisinin denetime elverişli biçimde çizdirilmesi, gerekirse fotoğraflarının çektirilmesi, otobüs durağına geçmek isteyen bir yayanın tünel ayaklarına gelebileceği girişler bulunup bulunmadığının tesbiti, trafik kaza tutanağı ile rapor arasındaki çelişkilerin irdelenip tartışılması, tünel ayaklarının görüşe engel olup olmadığı, ,görüş bulunmasa bile yol ortasına kadar ilerlemiş bir yayaya çarpmamak için üç şeritli bir yolda davalının alması gereken bir tedbir bulunup bulunmadığı, yol ve görüş durumuna göre aracını özensiz kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu itibariyle denetime elverişli biçimde uzman bilirkişiden rapor alınması ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik incelemeyle ve denetime elverişli olmayan ve trafik kazası raporuyla çelişki oluşturan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy