(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacılar Mahmut Kestek ve diğerleri vekili Avukatlar Emine Günaştı vd. tarafından, davalılar Aytaç Durak ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 22.12.2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 7.6.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davacılar vekili Avukat Adil Paşa ve Avukat Emine Günaştı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12.2.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Adil Paşa ile karşı taraftan davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Avukat Ali Akıncı ve ve davalı Aytaç Durak adına Avukat Necil Topuz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacıların davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına yönelik temyiz itirazları yönünden;
1- Dava haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar bir kısım davacılar vekili Avukat Adil Paşa ve Emine Günaştı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar davalı Büyükşehir Belediyesi ile belirli hatlarda toplu taşıma işini yapmaları konusunda sözleşme imzaladığını ancak bu sözleşmeye göre Belediye veya üçüncü şahısların bu hatlarda otobüs çalıştıramayacağını, gerektiğinde kooperatif tarafından araç sayasının artırılacağının da sözleşmede yer aldığını; ancak mülkiyeti Belediye'nin yan kuruluşu ve belediyenin de hissedar olduğu Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret Ltd. Şti'ne ait yetmiş adet otobüsün sözleşmeye aykırı olarak kendi hatlarında çalıştırılması nedeniyle meni müdahale ve muarazanın önlenmesi davası açarak kazandıklarını kesinleşen ilamın ve alınan tedbir kararının infazının yapıldığını ancak adı geçen otobüslerin müdahalenin icra yoluyla men edildiği 8.12.2000 tarihine kadar bu hatlarda çalışması nedeniyle uğradıkları zararın ödettirilmesini istemişlerdir. Yerel mahkemece dava, davacılar tarafından men'i müdahale davası ile birleştirilen davada alınan ihtiyati tedbir kararının uygulanmamış olması tedbir kararı infaz edilmediğinden hatlarda çalışmaya devam edildiği, buna rağmen üç yıl sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ayrıca mahkemece verilen kararın kesinleşmesinden sonra yeni hatlar belirlenerek uygulamaya geçildiği ve davalıların kesinleşen karara uydukları gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacıların davalı Belediye ile aralarında yapılan sözleşme uyarınca araçlarını çalıştırdıkları hatların belirlendiği buna karşın davalı Belediye'nin de hisse maliki olduğu şirkete ait araçların aynı hatlarda eylemli olarak çalıştıkları anlaşılmaktadır. Bunun üzerine davacılar bu haksız eylemin önlenmesi için 31.10.1997 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Koza Kültür Sanat A.Ş. aleyhine ve daha sonra birleştirilen dava ile Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret Ltd. Şti.'ne men'i müdahale davası açmışlar ve birleşen dosya ile 12.10.1998 tarihinde davacı hatlarında adı geçen araçların çalıştırılmaması yönünde tedbir kararı almışlardır. Yapılan yargılama sonunda davalıların haksız elatmasının önlenmesine ve hükmün kesinleşmesine kadar verilen tedbirin devamına hüküm kurulmuştur. Bu hükmün Adana 6. İcra Müdürlüğünün 1998/5291 sayılı icra dosyası ile infazının yapıldığı 8.1.1999, 13.1.1999, 26.1.1999 tarihli infaz tutanaklarından anlaşılmaktadır. Kaldı ki, haksız müdahalenin men'ine ilişkin kararla da davalı Belediye Başkanlığının hukuka aykırı eylemi kesinlik kazanmıştır. Şu durumda yerel mahkemece yapılacak iş davacının istemi ve davalıların savunmaları doğrultusunda haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararı belirlemektir. Mahkemece davanın reddine dair gerekçe koşulları tartışılıp, varlığı kabul edildiği takdirde zararını kapsamını etkileyebilir. Bu nedenle davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacıların davalı gerçek kişi, Belediye Başkanına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinde adı geçenin kişisel kusuruna dayanılmış ve delil listesi sunulmuş olduğuna göre bu deliller de değerlendirilmek suretiyle davalının kişisel kusuru olup olmadığının usulünce incelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurmak gerekirken, bu davalı yönünden eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz kararın yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve duruşma istekli temyiz eden davacılar vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30.05.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yerel yönetimlerin en önemli görevlerinden biri de ulaşımın düzenlenmesidir. Belediyenin bu düzenlemeyi yaparken bazı gerçek ve tüzel kişilerle veya topululuklarla sözleşmeler yapmış olması bu görevin yapılmasından doğan sorumluluğunda işin idari niteliğini değiştirmez. Nitekim somut olayda o yöredeki ulaşımın düzenleniş biçimi, yeni ihtiyaçların gündeme gelmesi, yapılan ulaşım hizmetinin sağlıklı yapılıp yapılmadığı gibi hususlar söz konusudur. O halde, Adana Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde açılması gerekirken davanın esası hakkında karar verilmiş olması uygun olmamıştır. Yukardaki gerekçe ile bozma kararı verildiğinden, dolayısıyla mahkemenin olayda görevli olduğu benimsenmiş bulunduğundan, kararın bu benimseme bölümüne katılamıyorum. 30.05.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy